“Coğrafya kaderimiz değil, bahanemiz”

İstanbul dışı sayfalarımıza bu ay Kocaeli’den bir yaratıcı ajans konuk oluyor: Mono Penta Creative…

Mono Penta Creative’in Kurucusu Cemil Bayram ile ajansın yapısını, yaptıkları çalışmaları ve İstanbul dışında yaratıcı bir ajansta çalışmanın olumlu/olumsuz yönlerini konuştuk.

“Coğrafya kader değil, bahanedir” diyerek alışılagelmiş bir inancın aksini savunan, Türkiye’deki yaratıcı endüstrinin kalbi kabul edilen İstanbul’da olmamayı avantaja çeviren bir ajansla tanıştık: Mono Penta…

2019 yılında kurulan ajans, ekip gücüne inanarak sadece İstanbul dışından değil, uluslararası projelere de imza atıyor. Kısa zamanda önemli adımlar atmayı başaran Mono Penta Creative’i, Kurucusu Cemil Bayram anlattı.

Burak Becan: Ajansınızı yaratıcı endüstride nasıl konumlandırıyorsunuz?

Cemil Bayram: Tanıştığımız her markaya, önce kendi marka hikayemizden bahsediyoruz. “Mono Penta demek, yenilik ve çözüm demek” diye bize yakıştığını düşündüğümüz formüle yer veriyoruz. Her projemizde, markanın bir ortağı gibi çözüme kavuşturmayı olumlu olmayı, gerçekçi olmayı ve ulaşılabilir olmayı farklarımız olarak görüyoruz. Şunları çok iyi biliyoruz;

Dijitalin, endüstride çok hızlı ilerlemeye devam eden bir yönünün olduğunu; gösterişin, jan janın ve kalitesizliğin artık gün geçtikçe azalacağını fark ediyoruz. Bu bakış açısıyla yerel ve ulusal markalarımızı donanımlı hale getirmeye çalışıyoruz.

Neticede reklam ajansı demek aynı zamanda iletişim araçlarını iyi yöneterek, çağın gereksinimlerini görerek ilkeli olmayı ve tüketiciyi iyi tanımaktan geçtiğini biliyoruz.

Burak Becan: Ne gibi hizmetler veriyorsunuz?

Cemil Bayram: Yıllar önce bu soruyu bize sorsaydınız 360 derece diyebilirdim. Artık bu tabirin bir “farklılık” değil “aynılaşma” olduğunu görüyoruz. Deyim yerindeyse; açık büfe menü değil, daha çok alakart diyebileceğimiz hizmetlere yer veriyoruz. Dersimize bu alanda iyi çalıştığımızı düşünüyoruz. Markanın web tasarımını, yazılımını ve gerekli olan logo, kurumsal kimlik tasarım, kampanya yönetimi ve sosyal medya yönetimi gibi danışmanlık sağlayarak ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Marka için şayet uygun görürsek Reklam filmi, e-ticaret yazılımı gibi spesifik işler için dilediğimizde çalışabileceğimiz prodüksiyon ve yazılım şirketleriyle görüşerek karar veriyoruz. Projelerimizi paylaşabiliyoruz.

Burak Becan: Ajansınız Kocaeli’de yer alıyor. Kocaeli’deki bir ajansın İstanbul’a göre avantajları ve dezavantajları neler?

Cemil Bayram: İstanbul veya Kocaeli aslında bizim için aynı diyebiliriz, çünkü “yer bağımsız” diye bir hareket tarzı planımız var. İstanbul’un kabul görülen piyasa ağırlığı var. Zamanla yukarıda da belirttiğim gibi gösteriş, jan janlı ajans ortamları kendini özgür alanlara bırakır duruma dönüşecek gibi görünüyor. Bulunduğumuz lokasyonda reklam ajansı olarak ilk kez biz 2019 Haziran ayı itibarıyla hybrid sisteme geçtik. Başlangıçtaki zorlukları göz önünde bulundurarak hybrid sistemi ilk kez deneyerek haftanın belirli günleri ofiste ve diğer günleri ise evden çalıştık. Eylül ayı itibarıyla da “bu işler evde de oluyor” dedik.

Bugün Mono Penta Creative ekibi olarak rahatlıkla söyleyebiliriz ki ülkemizde ve Almanya, İngiltere, Rusya gibi ülkelerdeki markalarımıza rahatlıkla evlerimizden hizmet sağlayabiliyoruz.

Burak Becan: Diğer ajanslarla rekabet edebilecek insan kaynağına ve sektörel dinamizme sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Cemil Bayram: En çok dikkat ettiğimiz husus: Ekibimiz. Yatırımlarımızda insan kaynağına önem veriyoruz. Bugün ekibimizde İstanbul, Çanakkale ve Diyarbakır’dan çalışan arkadaşlarımız var. Yan yana olamayabiliriz, ancak ekibimizi kurarken şunu iyi biliyorduk; bizi ekip yapan fikirlerimizin ortak bir paydada birleşiyor olması. Aynı inançlara, heyecanlara sahip olduğumuzu biliyoruz ve bunu samimiyetle paylaşabiliyorsak bunların gelecekte güzel kazanımlar olduğunu görüyoruz.

Burak Becan: Bir süredir dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınıyla mücadele ediyoruz. Ajans olarak bu salgın sizi nasıl etkiledi?

Cemil Bayram: 2019 Mart – Nisan ayı itibarıyla salgında “yeni normallere” hızlı tepki verdiğimizi düşünüyoruz. Hem ajans içi hem de hizmet verdiğimiz markalarda olumlu olarak etki sağladık. Birçok projemizi online toplantılarla beklediğimizden daha hızlı tamamlıyoruz.

Burak Becan: Bu süreci nasıl yorumluyorsunuz ve bu sizi nasıl etkileyecek? Bundan sonrası için hedefleriniz neler?

Cemil Bayram: Bugüne kadar yaklaşık 400’e yakın markayla çalışma fırsatı buldum. Her birinde farklı heyecan ve deneyim sahibi oldum, diyebilirim. 2020 yılına baktığımızda kartlar yeniden dağıtıldı ve bizler bu yaklaşımı hızlı kabul ettik. “Her kriz bir fırsattır” deyimiyle özdeş leşen yeni ihtiyaçların belirlenmesi çok yakında farklı iş kollarını peşinde getirecek. Ufkunu geniş tutanların ve yenilikleri deneyimleyenlerin ciddi farklar oluşturacağını düşünüyoruz. Biz de Mono Penta Creative ekibi olarak danışmanlık ve hizmet sağladığımız birçok markaya bu deneyimlerimizi aktarmaya devam edeceğiz. Markalarımıza uzun soluklu yol arkadaşı olmayı, yeniliklerle ve çözümlerimizle öğrendikçe öğretiyor olmayı ümit ediyoruz.

Ve “coğrafya kaderimiz değil, bahanemizdir.” Her ne kadar İbni Haldun’un dilden dile dolaşan “coğrafya, kaderdir” sözüne inanmamız bekleniyor olsa da… Bahaneleri bir kenara bırakarak öğrenmeye ve öğretmeye devam ettikçe toplum olarak daha faydalı markalar, ürünler ortaya çıkaracağımızı düşüncesindeyiz.

Son olarak,

Markanıza inanın, hikayenize inanın, yeni ürünler icat edin, kullanım alışkanlıklarınızı değiştirin ve sağlıkla kalın.

 

 

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 107. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.