“Çocuk kitaplarına ilgi artacak”

Storytel’in vizyonu sanırım hiçbir zaman içinde bulunduğumuz bu zor zamanlarda olduğu kadar amacına uygun ve anlamlı olmamıştı. Vizyonumuz, herkes tarafından her yerde ve her zaman zevkle paylaşılacak harika hikayelerle dünyayı daha anlayışlı bir yere dönüştürmek.

Storytel olarak sosyal izolasyon sürecinde tercih edilen uygulamalar arasında yer aldık. İçerisinde bulunduğumuz bu süreçte, Storytel Türkiye olarak 14 gün olan deneme süremizi 30 güne çıkarttık ve harika dönüşler aldık. 1 Haziran itibarıyla bu kampanyamız sona erdi. Bu süreçte sağladığımız bu desteği sosyal katkı olarak benimsiyor ve önemsiyoruz.

Bu kampanyamızın yanı sıra T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile yaptığımız iş birliği çerçevesinde sosyal izolasyonda bulunduğumuz bu süreçte evlerinde bulunan kişilere destek olmak amacıyla 30 Haziran’a kadar geçerli olacak şekilde Türk ve Dünya edebiyatının önemli eserlerinin aralarında bulunduğu sesli kitapları kutuphanemcepte.org web sitesi üzerinden yayınevlerinin de desteği ile ücretsiz dinlenecek şekilde yayına aldık.

En çok neleri dinledik?

Storytel Türkiye de yayına başladığı günden bugüne hızla büyüyen bir trend içinde. Bu büyüme trendi ile birlikte kataloğa yeni eklenen kitapları da düşününce dönemler arası anlamlı bir karşılaştırma yapmak nispeten zor oluyor. Bu süreçte Storytel üzerinden en çok tercih edilen içerikleri ve türleri sizinle şu şekilde paylaşabilirim. En çok romanlar, kurgu dışı kitaplar, çocuk kitapları ve klasikler ilgi görüyor. Sesli kitapları ise en çok 25 yaş ve üzeri kullanıcılar tercih ediyor. Bu süreçte ön plana çıkan yazarlar ve eserleri şu şekilde; Oğuz Atay’dan Tutunamayanlar, Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sı, Gülseren Budayıcıoğlu’ndan Camdaki Kız, Stefan Zweig’dan Satranç, Gogol’un Palto’su, İlber Ortaylı ve Yenal Bilgici’den Bir Ömür Nasıl Yaşanır, Ahmet Ümit’in Aşkımız Eski Bir Roman’ı ve Antoine de Saint-Exupéry’in Küçük Prens’i.

Storytel’de, aylık abonelik sistemi üzerinden hizmet sunuyoruz ve aboneler platformdaki 2.000 civarında Türkçe sesli içerik, 70.000 İngilizce sesli içerik ve 100.000 İngilizce e-kitaba sınırsız erişebiliyorlar. Türkiye’de yayın hayatına başladığımız Mayıs 2018’den bu yana kütüphanemizdeki Türkçe içerik sayısını yaklaşık 5 kat arttırdık. Abonelerimiz her yaştan kitapseverlerden oluşuyor. Storytel kütüphanesinde çağdaş Türk edebiyatından dünya klasiklerine, polisiye romanlardan tarih kitaplarına kişisel gelişim kitaplarından iş kitaplarına, meditasyon kitaplarından çocuk kitaplarına kadar birçok kategoride kitap bulunuyor. Bu da geniş bir kitleye hizmet sunmamıza olanak sağlıyor. Storytel’de her tür kitap mutlaka dinleyicisi ile buluşuyor. Uygulamamızı ilk kez kullananların kütüphanelerine ekledikleri ilk kitaplar arasında mutlaka klasiklerin yer aldığını gözlemliyoruz. Bunun yaşadığımız bu sağlık krizinden sonra da aynı şekilde devam edeceğini düşünüyorum. Çocuk kitaplarının tüketiminin artacağını ön görüyorum. Ebeveynler sesli kitapların çocuğun gelişimindeki olumlu etkisini fark ettiler. Çocuk kitaplarına olan ilgilinin daha da artacağını düşünüyorum.

Sesli kitaplar günlük yaşamımıza çok iyi uyum sağlıyor ve dijitalleşmenin son dönemde giderek artan önemiyle birlikte sesli kitaplar yaygınlaşmayı sürdürecek. Dijitalleşen ve bu alanda kendini geliştiren sektörler ve şirketler ön planda olacak ve bu hayatımızın her alanına yansıyacak. Bu anlamda Storytel’in kitap okumanın en kolay hali olmasına ek olarak, harika bir kaynak olduğunu da söyleyebilirim. Kullanıcılar artık kendi kütüphanelerini ceplerinde taşıyorlar, dijitalleşmenin bize sağladığı en güzel katkılardan biri de bu. Buna ek olarak, Storytel hayatın birçok alanında zamanınızı çok daha verimli ve değerli geçirmenize de olanak sağlıyor. Trafikte, evde iş yaparken, spor yaparken geçirilen zamanda bir yandan da en sevdiğimiz yazarın bir kitabını kulaklıklarımızı takıp dinleyebiliyoruz. Ebeveynler çocuklarının kaliteli zaman geçirmesini desteklemek için çocuklarına Storytel dinletiyor. Yetişkinler ise Storytel’den bir sesli kitap ya da podcast dinlemeyi tercih ediyor.

İçerik üretimi

Akıllı telefonların hayatımıza girmesi ile birlikte herkes kendi tarzını, bakış açısını, yaşam biçimini öne çıkaran daha çok görsel içerikler üretmeye başladı. Bu konuda iyi olanlar, bilgilendirici içerikler sunup kendini geliştirenler büyük kitlelere ulaştı ve içerik oluşturmak bu insanların profesyonel işi haline geldi. İçerik üretimini profesyonel olarak yapanlar ile içerik üretmekten keyif alarak içerik üretenleri aynı çatıda değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Teknoloji bize daha önce sahip olmadığımız araçları sunabiliyor, içerik üretimini kolaylaştırabiliyor ancak üretim sürecinde hâlâ bir araç olarak kalıyor. Yani, teknoloji ve dijitalleşme herkese bir ajansın kreatifi veya metinyazarı olabilmesi için gerekli yetkinliği veya potansiyeli sağlamıyor ama bu potansiyele halihazırda sahip kişilerin ortaya çıkmasını kolaylaştırdığını söyleyebiliriz sanırım.

Geçirdiğimiz bu süreçte farklı alanlarda kendini geliştirmek isteyenler için sayısız seçenekler oluştu. Buna verilen tepkiyi oldukça olumlu buluyorum. Birçok insan izlediği oyunu, dinlediği konseri, gezdiği galerileri yakınlarıyla paylaştı ve her alanıyla sanat konuşulmaya başlandı. Pandemi süresince kazandığımız deneyimler estetik bakışımızda köklü bir değişim gerçekleştirmese de mutlaka olumlu etkilerini göreceğimizi, görme biçimlerimizi farklılaştırdığını düşünüyorum.

Berk İmamoğlu
Ülke Müdürü, Storytel Türkiye

 

Bu yazı, ilk olarak Campaign Türkiye’nin 99. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.