Cihan İşbaşı: “Reklamcı bir istasyon değil”

Antalya merkezli ajans Graphx’in yaratıcı yönetmeni Cihan İşbaşı’ya göre reklamveren, reklamcıyı bir istasyon olarak değil en azından vagonlardan biri olarak görmeli.

İstanbul dışındaki ajanslara da kulak verdiğimiz bu bölümün ikinci konuğu Graphx. Antalya merkezli ajansın yaratıcı yönetmeni Cihan İşbaşı sorularımızı yanıtladı.

Cihan İşbaşı ve Necdet Alkandemir

Akın Arslan Bilmeyenler için, ajans hakkında genel bilgilerle başlayalım.

Cihan İşbaşı Graphx, 16 yaşında, yaşına yakışacak hız, haşarılık, heyecan ve mizaha sahip bir topluluk. Uzun süredir 27 kişilik değişmeyen bir kadroyla çalışıyor. Duyarlı, sorumluluk sahibi, iyi niyetli, erdemli, ilkeli bir takım olmak, net biçimde önceliğimizi oluşturuyor. Bu şartlar oluştuğunda herkes işini maksimum yaratıcılıkta bir çabayla yapmaya çalışıyor. Ajansın yarısı 10 yılı geçen bir süredir bir arada. Bir reklam ajansından beklenen tüm servisi verebilen ama işini “bildik harflerle, duyulmamış bir iletişim dili yaratmak” olarak tanımlayan, meraklı, eğitimli, disiplinli bir grup.

İyi tasarım, zaman, yenilik, derinlik, hız, cesaret, empati, hayal ve istikrar gibi anahtar kelimelerimiz var. Yani bugün Campaign’e röportaj veriyorsak, sırrı bu! Sevmediğimiz bütçelerle çalışabilirken, sevmediğimiz insanlarla çalışamıyoruz. Kendi öz yaşamında da farklı, üretken, ışığı olan bir takımımız var. Onların bu varoluş biçimleri iş sürecimizin kalitesini çok etkiliyor. Son dönemde; Graphx İstanbul’un ardından geçtiğimiz aylarda açılan Dubai ofisi, Ortadoğu’da ve Avrupa’da portföyümüze yeni eklenen müşteriler ve eş zamanlı şehrimize getirdiğimiz 3 Kırmızı ve 1 Kıpkırmızı Bölge Ödülü en önemli gündemimiz…

Akın Arslan Hangi alanlara yöneliyor, neler yapıyor?

Cihan İşbaşı Graphx Antalya doğumlu bir marka. Doğal olarak iyi bir turizm ajansı. Dubai ile, bu alandaki iletişim tecrübemizi uluslararası bir seviyeye taşıdığımız söylenebilir. 4 yıl önce bünyemizden çıkarak dijitalde bağımsızlaşan ve başarılı işler yapan bir D-Reflex var. Çok kısa sürede geleneksel reklam kadar ilgi görmesi bizim odağımızı da etkiledi. Dijital reklam her geçen gün daha çok zamanımızı alıyor. Bu bir dönüşüm sinyali gibi algılansın istemem, çünkü geleneksel reklamın “kurşun kalem” gibi asla ölmeyeceğine inanan bir ekibiz. Ama yönelme sorusuna dengeli bir cevap verebildim sanıyorum… Neler yaptığımıza gelince, turizmde ve bölgede yaşanan daralma, bizleri daha köktenci bir ‘çözüm bulucu’ olmaya itiyor. Artık tek tek markaları değil, tüm sektörü sunan bir yaratıcı çaba peşindeyiz. “Nasıl yapmalıyız?” değil, “ne yapmalıyız ve onu nasıl yapmalıyız?” sorusunu içeren bir uğraşımız var.

Akın Arslan Antalya’daki bir ajansın İstanbul’dakilere göre avantajları ve dezavantajları neler?

Cihan İşbaşı Yıllar önce, bütün uluslararası iletişim yoğunluğumuza rağmen, taşra kurallarıyla çalışmak gibi problemlerimiz vardı. Artık bu sorunu, en azından Graphx olarak hissetmiyoruz. Ağlayıp sızlanacak sorunlarımız olduğunu düşünmüyorum ama ülke genelinde Antalya’yı da etkileyen bir sorun var: Kimselerin işini daha iyi, daha kaliteli ve daha farklı yapmaya çalışmaması. Herkes dere hızlı aksın istiyor ama bu dereyi derinleştiriyor! Yüzmek, daha iyi yüzmek, yer değiştirmek, üzerinde dikilecek yeni taşlar, yeni fikirler bulmak gerekiyor.

Birgül Ünal, Erdi İrbit, Didem Aydın, Taylan Kılıç, Aysu Özalpaşan, A. Can Elmacı, Gülşah Süzen, Necdet Alkandemir, Figen Yakışıklı, Cihan İşbaşı, Öznur Arslan, Emine Bozkurt, Nesrin Aktaş, Sibel Tanış, Doğan Ural, Savaş Kılıç…

Akın Arslan Antalya’da reklamcılığın başlıca sorunları neler?

Cihan İşbaşı Reklamcı açısından bakarsak, özgüven az da olsa bir sorun. Bu çözülmeli. Çalışana şans vermek, yatırım yapmak, eğitim vermek veya onun kendisini eğiteceği kanalları açmak önemli. Bu konuda kent tam bir metropol olmadığı için, işverenlerin daha agresif olması gerekiyor. Çok kısaca, Türk reklamcılığının bir ustasının dediği gibi; reklamcılığın çok değerli, çok saygın, çok şık, çok özel ve bu yüzden çok zor ulaşılan bir meslek olduğunu, önce bizlerin anlaması gerekiyor. Reklamveren açısından daha uzun bir liste var. Ama neşteri yaranın en orta yerine vurup kısaltayım. Reklamcının bir istasyon değil, hiç değilse vagonlardan biri olduğu algısı yerleşirse şimdilik hepsi için yeterli olur.

Akın Arslan Graphx olarak çalışan bulmakta zorlanıyor musunuz, yeni iş arkadaşları alırken kriterleriniz neler?

Cihan İşbaşı Bu konuda Graphx’in bazen kendisini bile zorlayan kriterleri var. Bunlardan en önemlisi “iyi insan” olmak. Bunun altını dilediğiniz gibi doldurabilirsiniz ama biz “duyarlı, yardımsever, paylaşımcı, dürüst, meraklı, kendisine, işine ve başkalarının da işine emeğine, saygısı olan” biçiminde dolduruyoruz. Bu erdemlere sahip olmayan bir ‘dahi’ kapıdan bile giremez. Kent ve hatta ülke çapındaki sorunumuz ise, herkesin, ‘kafasında şimşekler çakan’ gençler araması! Yani şu ‘üniversitede piş, ağzıma düş’ algısının değişmesi gerekiyor. Çalışma süresi ortalama 10 yıl olan ekibimizi herkes pek seviyor ama kimse eğitim süresini duymak istemiyor. Bu konuda üniversitelere düşen ve onların eksiksiz(!) yerine getirdikleri sorumluluklarından bahsetmek bile istemiyorum.

Akın Arslan Bundan sonrası için hedefleriniz neler?

Cihan İşbaşı Hedef değil de hayal dersek, pek kişisel bir hayalim var. Graphx, tüm iletişimci ve tasarımcı gençlerin bir araya gelebildiği, eğlendiği, ürettiği bir akademiye dönüşsün istiyorum. Kahve molasında bize ilham versinler ya da vermesinler ama bahçede sesli sesli gülsünler… Kurumsal hayalimiz ise, kaliteli ve yaratıcı işleyişimizi refleks haline getirmek. Böylece ‘geleceğe’ daha çok vakit ayırmak.

 

*Bu röportaj ilk olarak Campaign Türkiye Temmuz 2016 sayısında yayınlanmıştır.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.