Cannes’da jürilik ve dijital zanaat

FJORD Servis Tasarım Lideri Yaprak Gültay, jüri olarak yer aldığı Cannes Lions 2016 deneyimlerini paylaşarak, Cannes’da jüri olmanın hayatının en unutulmaz ve güzel tecrübesi olduğunu belirtiyor.

Bir telefon konuşması ile hayatımın en güzel tecrübesinin ilk adımını atacağımı hiç düşünmezdim, oluyormuş. Cannes’da jüri olmak için yapılabilecek bir ön hazırlık olduğunu düşünmüyorum. Bu meslek hayatınızda yaptığınız tüm ön hazırlıkların, son hazırlıkların, değişikliklerin, hataların ve sevinçlerin bir meyvesi olarak karşınıza çıkıyor. Jüriliğin ilk günü jüri başkanı ve Cannes Lions başkanının jüri grubuna yaptığı konuşma durumu özetliyor:

“Bu sene 384 jüri var ve siz Dijital Craft alanında tecrübeli olduğu seçilen 15 kişilik bir ekibin üyelerisiniz. 5 gün boyunca beraber bir odada bütün işlere tek tek bakarak ve üstüne konuşarak en iyi işleri 1144 iş arasından seçmeniz gerekecek. Bu süreçte tüm konuşmaları, workshop’ları, teknoloji trendlerini, partileri ve hatta galaları kaçırmanız muhtemel; çünkü bu festivali var eden en önemli göreve sahipsiniz. Bir iş ödül almak için seçildiğinde ve tüm ekip sahneye çıktığında, çıkan işi, yapan kişilerden bile daha iyi bilmek ve anlamak sizin göreviniz. Çünkü verdiğiniz karar ve listeniz incelenecek, kimi zaman eleştirilecek, daha da önemlisi gelecek senenin katılımcıları bu liste doğrultusunda oluşacak. Üstelik bu sene ilk defa açılan bir kategorinin jürisi olarak o kategoriyi sizler tanımlamış olacaksınız. Jüri üyeleri (yargıçlar) de yargılanacak.

Jüri olmak büyük bir onur çünkü sizin seçiminiz bu senenin ikon ve konuşulan işlerini belirleyecek, endüstrinizin gidişatını tanımlayacak ve dünyadaki pek çok kreatife ilham verecek. Cannes’da kazanmaktan daha iyi olan tek şey jüri olmak olabilir.”

Jüri odasında: “Cannes’da kazanmaktan daha iyi olan tek şey jüri olmak olabilir.”

Dijital Craft bu sene ilk defa açılan bir kategori olduğu için, bizler Cannes öncesinde bir ön eleme yapmadık. Bu sebeple jürilik sürecimizin ilk 3 günü, tüm işlere bakarak ve ön listeyi oluşturarak geçti. Cannes’ı henüz boşken ve festival başlamamışken görmek hoş bir deneyim. Festival ile beraber şehrin nasıl değiştiğini görmek ve gün geçtikçe heyecanın artması ödül törenlerinin yarattığı heyecanı sizin de hissetmenizi sağlıyor. Sabah 8:30’da başlayan ön seçim süreci ilk 3 gün için akşam 6’ya kadar devam etmek üzerine planlanmış; fakat işleri incelemek istedikçe bu akşam 8 ya da 9’a kadar uzayabiliyor. Ön eleme sürecinde jüri üyeleri uzman oldukları alanlardaki işleri bir bilgisayar karşısında tek başına değerlendiriyor ve yapılan 1144 başvuru ön listeyi oluşturmak üzere değerlendiriliyor. Verilen oyların ortalamasına göre bu işlerin ön liste adayı olup olamayacağı belirleniyor. 3 günün sonunda jüri üyeleri, jüri odasında buluştuğunda ön liste adayı olan işlerin üzerine tek tek konuşulmaya başlanıyor. Bu süreçte ön liste adaylarını oluştururken not almış olmak ve işlerin güçlü ya da güçsüz olduğu alanları hatırlamak önemli. Sürecin bu denli detaylı planlanmış olması tüm işlere eşit şans vermekte. Sürecin demokratik işlemesinin bir diğer sebebi ise belirli bir iş ile alakası olan şirket mensubu jüri üyelerinin, o iş değerlendirilirken oda dışında tutulması ve oyunun geçersiz sayılması. Böylece belirli işler için etkileme gibi bir sürecin oluşması engelleniyor. Bir de aday iş hakkında ilk kez jüri odasında konuşmaya başlanılırken ön yargı oluşturacak yorumlarda bulunmamak mühim. “Bu iş daha önceden yapıldı”, “Benzerlerini çok gördüm” gibi tanımlamaları kullanmamak, bunun yerine böyle bir durum varsa sizinle beraber tüm süreçte odada bulunan Cannes görevlilerinden detaylı bilgi istemek doğru olan yaklaşım.

Jüri odasındaki ortak değerlendirme süreci başladıktan sonra saatlerin bir önemi kalmıyor, sabah 2 ya da 3’lere kadar sürebilen bu değerlendirme sürecinin tek bir amacı var; emin olduğunuz ve gurur duyacağınız bir kazanan listesi oluşturmak. Jüri olmanın temel amacı ‘kutlama’; şöyle özetlemekte fayda var: tüm jüri üyeleri işlerin adil şekilde değerlendirildiğinden, başarılı olan işlerin ön plana çıktığından ve hak ettiği ödül sunularak, o işin başarısının kutlanıldığından emin olmakla görevli.

Dijital Zanaat (Digital Craft)

İlk kez açılan bir kategoriyi değerlendirmek her kategori ve alt kategori için zanaatin değerlendirileceği kriterleri tanımlamanızı gerektiriyor. Üstelik bunu VR ya da AR gibi henüz yeni olan teknolojiler için yapmak gurur verici. Burada jüri ekibinin her alan özelinde eşit temsili çok önemli, özelikle bizimki gibi zanaatin incelendiği kategorilerde işin detayını ve üretim sürecini anlayabilen uzmanların olması en önemli gereklilik. Bu da jüriliğin en güzel sonucunu doğruyor aslında, dünyanın her yerinden alanında uzman pek çok kişi ile yakın arkadaşlıklar kuruyorsunuz. Sonuçta aynı odada 6 gün geçirmek eşsiz bir sosyal deney ve jüri başkanının rolü burada çok önemli. Hem jüri odasında hem de jüri odası dışında, soğuk Rose şarap eşliğinde sektör değerlendirmeleri ve her işin detayını konuştuğunuz, kendiniz gibi en ince ayrıntıyı düşünmek isteyen kişilerle olmak, benim için “hayatımın en ilham verici deneyimi” dediğim kısmı oluşturdu. Hem kişi olarak sevdiğim hem de alanında uzmanlıklarına saygı duyduğum ve hala gün aşırı konuştuğum 15 kişilik müthiş bir ekibi tanıyorum. Cannes biteli neredeyse 3 hafta oldu ve biz hala beğendiğimiz işleri birbirimize gönderip üzerinde konuşuyoruz. Bu denli bir yakınlaşmayı ve kaynaşmayı sağlayan, ortak heyecanlara sahip olmamız oldu. Cannes’da ortak heyecanımız zanaatte en iyi olanın ne olduğunu tanımlamaktı. Bir iş, kampanya ve fikir olarak çok heyecan verici olabilir ama bizler için önemli olan şu soruların cevabıydı: “Bu iş doğru bir şekilde uygulanmış mı?”, “Aday olduğu alt kategoride güçlü mü, detaylarda nasıl, akıcı bir deneyim sağlıyor mu, sürdürülebilir mi?”; hitap ettiği kitle için kaç kişiye ulaştığından ziyade “İşte bu mesleğimizin nerede olması gerektiğini gösteren iş!” diyebiliyor muyuz?

Tahmin edersiniz ki bu son soru çok heyecan verici bir soru. İşin asıl amacını sorgulayan, iyi tasarımın temel prensiplerini karşılayan işleri aramak ve bulmak ise eşsiz bir sorumluluk. Üstelik bu sorumluk, meslek hayatımızda ve bu kategoriye aday olan tüm işlerde her gün ve her yerde taşınmasını beklediğimiz bir sorumluluk.

Jüri odası dışında: Cannes, Croisette plajı, şirket partileri ve sonsuz eğlence!

Siz jüri odasında iken festival gününde neler olduğundan haberdar olmanın en iyi yolu Snapchat’i takip etmek ve jüri odasından çıkışınızda saat geç de olsa dışarı çıkarak dünyanın her yerinden festivale katılan kişilerle tanışmak. Will Smith’in anlattığı hikayeler, Anna Wintour’dan başarının formülleri, Cindy Gallop’un eşsiz tavsiyeleri, Brian Eno ve müzik endüstrisi derken, festivalin katılımcılar açısından en ilham verici anlarını dinlemek paha biçilemez. Jüri olmanız pek çok önemli partiye davet edilmenizi sağlarken, tanıştığınız ilham verici pek çok kişi ve Cannes manzarası gece geç saatlere kadar çalışmış olduğunuzu unutturmaya yetiyor. Başta ön hazırlık yok demiştim ama en iyi ön hazırlık bu sebeple dinlenmek olabilir. Zaten Cannes’ın verdiği enerji ile yorulduğunuzu ancak festival sonrası anlayabiliyorsunuz.

2016 Cannes Lions ‘Digital Craft’ kazananları ve Grand Prix ödülü

Dijital bir deneyimde, bir mesajı iletirken mikro anların, ince düşünülmüş detayların ve empatinin rolü büyük. Kullanıcıların kötü bir deneyime katlanmamak için pek çok nedeni ve başka bir kaynağa giderek kendisi için en uygun yolu belirleyebileceği pek çok alternatif yolu mevcut. Markalar ve kişiler arasındaki en hızlı, aktif ve güncel kanal olan dijital deneyimler bu nedenle her açıdan değerlendirilmeli. Formu, fonksiyonu, içeriği kullanma şekli, datayı kullanma süreci, yeni teknolojilere anlamlı bir ilişki kurması ise en temel beklentiler. En iyi fikirler bile, kötü bir kullanıcı deneyimine sahip olduklarında hayat bulamazlar. Bu süreçte fonksiyonu değerlendirirken tabii ki de ilklere, eşsiz deneyimlere ve alanında öncü olan işlere yer vermek gerekiyor. Fakat bir fikir ne kadar etkileyici olursa olsun, deneyimi oluşturan tüm fonksiyonları değerlendirmenin Dijital Craft alanında en önemli etken olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple bu sene ilk olan bu kategoride; ilk günden son güne kadar amaçlanan; sadece büyük fikirlerdense, bu fikirlerin üstüne her alanda iyi bir uygulama ve deneyim ekleyen işlerin kazanması oldu.

Bu yaklaşıma en güzel örneklerden birini Braintree Payments, Codeology oluşturuyor. Bu işin en güzel yanı en önemli olan zanaatlerden birinin, yazılımın görülebilir olmasını sağlaması. Aday olduğu data görselleştirmesi kategorisinde gelecek seneler için yol açan bir ödül olduğu aşikar.

Bunun haricinde hem Cannes’da en çok ödül alan işlerden biri olan, hem de jüri odasında en çok konuşulan işler arasında yer alan ‘The Next Rembrandt’dan bahsetmekte fayda var. Dijital zanaat alanında birden fazla kategoriden aday olan bu işi değerlendirirken en güçlü olduğu alanda Gold vermek istedik ve bu nedenle data görselleştirmesi seçtiğimiz alan oldu. Beni en çok etkileyen yanı datayı görselleştirme sürecindense, görsel pek çok veriyi dataya dönüştürerek yeni bir ürün oluşturmasıydı. Jüri odasında en çok konuşulan diğer işler ise Falter Inferno ve Because Recollective idi. Because Recollective oylama sonucunda 2016 Digital Craft Grand Prix ödülünü aldı.

Grand Prix, jüri için verilmesi gereken en zor karar. Grand Prix kazananı, Gold Lion verilen adaylar arasından seçilse de, iki ya da üç iş arasında kararsızlık oluşabilmekte. Bu sebeple jüri odasındaki değerlendirilmelerde tüm üyelerin görüşlerini açıkça söyleyebilmeleri ve bir işin her açıdan değerlendirilmesini sağlamak gerekiyor. Grand Prix adayları konuşulurken sıklıkla duyduğum tanımlamalar şu şekildeydi: “İşte bu ilk günden beri bahsettiğim iş!”, “Tüm fikirler bu kalite ve detayda uygulansa dünya çok daha iyi bir yer olmaz mıydı?”. Tekrarlama ve bir işi defalarca görmek ise değerli bir test, her görüşünüzde sizi heyecanlandıran birkaç iş oluyor. Sürecin başından beri heyecanlandığım tüm işlerin doğru olduğunu düşündüğüm kategorilerde ödül olması ve ortaya koyduğumuz Dijital Craft kazanan listesi bu anlamda gurur duyduğum bir sonuç oldu.

2017’de Dijital Craft için başvururken neye dikkat etmelisiniz?

Cannes Lions’da yeni kategoriler oluşturdukça ve zanaat bunda önem kazandıkça Cannes Lions’ın hitap ettiği kitlenin artık sadece reklam ajansları olmadığını hatırlamakta fayda var. Yeni teknoloji şirketlerinin ve dijital ürünlerin katılabileceği bir alan olan Dijital Craft için Türkiye’den önümüzdeki senelerde çok daha fazla katılım olmasını bekliyorum.

Dijital strateji, kullanıcı deneyimi, dijital tasarım ve yazılım geliştirme ve bu işlerin kullanıcı deneyimi açısından bir bütün olarak güçlü olduğu işler ‘Dijital Craft’ kategorisinde hakkettiği yeri bulacaktır.

Başvururken ise şunları düşünmekte fayda var:

1. İşinizin en güçlü olduğu alanlarda başvuru yapın. Pek çok alana dokunuyor olabilirsiniz ama hangisinde zanaatiniz gelecek senelere yol gösteriyor, onu ön plana çıkarın.

2. Dijital Craft başvuruları için ayrı bir başvuru filmi ya da özet dokümanı oluşturun. Başvurularınızda yaratım sürecini göstermeniz, zanaatinizdeki güçlü yanları ön plana çıkarmanız jüri tarafından fark edilmenizi sağlayacaktır.

3. Başvuru filmlerinde sizi bile güldürecek, o sene her yerde duyduğunuz vızıltılı kelimeleri eleyin. Unutmayın ki jüri odasında sizinle aynı işi yapan pek çok meslektaşınız var, özellikle zanaat alanındaki başvurularda asıl önemli olan işin kendisi. İşinizin, başvurduğunuz alanda neden güçlü olduğunu belirtmeniz yeterli. Bu senenin kazanan listesinin VR, AR, yazılım, data görselleştirme gibi pek çok alanda öncü bir liste oluşturduğunu düşünüyorum. Önümüzdeki sene daha çok dijital enstalasyon başvuruları da olacaktır. Burada işi değerlendirirken deneyimlemenin yarattığı farkı göz ardı etmemek lazım. Bu sebeple jüri tarafından deneyimlenemeyecek işler, başvurularında deneyim sürecinin nasıl bir yaklaşıma sahip olduğunu güçlü bir hikaye anlatıcılığı ile anlatabilmeli.

Cannes Lions 2016’dan bahsedip yapay zekanın bu seneye vurduğu damgadan ve önümüzdeki senelere olacak etkisinden bahsetmemek imkansız. Dijital empati, hisler ve hikayelerin dijital araçlarca yorumlanması ve yapay zekanın da artık yaratıcı olabilmesi önümüzdeki senelerde en çok konuşulan konular arasında yerini alacak. Yapay zekanın artık kurgu değil gerçek olduğu ve ürünlerinin yaşanılır olduğu bu yıllarda, dijital deneyimleri insanlaştırmak beklenen inovasyonun artık çok gerisinde kalıyor. Bu anlamda çağın önünde olan, farklı bir deneyim yaratan her türlü dijital zanaat işi Cannes Lions Dijital Craft kategorisinde yerini alabilir. Dijital reklam kampanyalarından da öteye giden bu kategori çağımızın açık kaynaklı, hızla gelişen ve değişen yaklaşımını en samimi şekilde temsil etmekte. Ne kadar cesur, deneyimi ön planda tutan ve her detayında ince bir zanaat içeren iş varsa bu kategoriden aday olmalı.

 

Yaprak Gültay

Service Design Lead FJORD Design and Innovation from Accenture Interactive

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Ağustos 2016 sayısında yayınlanmıştır.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.