Çalışma şeklimiz nasıl değişecek?

Cannes iptal edildi, global kampanyalar askıya alındı ve Zoom insan haklarımızı ihlal ediyor… 2020’nin umduğumuz gibi gitmediği ortada. Markalar ve ajanslar, koronavirüs pandemisinin yarattığı fırtınayla boğuşurken, endüstrinin geleceği ise bilinmezliğe doğru gidiyor. Abbott Mead Vickers BBDO’dan Sarah Douglas, salgının çalışma şeklimizi artık sonsuza kadar değiştirdiğini savunurken, S4 Capital’in genel başkanı ve WPP’nin eski genel müdürü Sir Martin Sorrell, son çeyreğin “keskin” olacağından emin. Sinema ve outdoor yıkıcı bir birinci ve muhtemelen ikinci çeyrek yaşıyor. COVID- 19’un belirsizliği nihayet sona erdiğinde, endüstrinin profesyonellerine reklam dünyasının çalışma şekli hakkında neyi değiştirmek istediklerini sorduk.

Annette King CEO, Publicis Groupe UK

Annette King – CEO, Publicis Groupe UK

Covid-19 sonrası şu an yaşadıklarımıza dayanarak üç ana şeyi farklı şekilde yapacağımızı düşünüyorum:
1- Farklı çalışacağız. Ofiste daha az zaman geçireceğiz, işe daha az gidip geleceğiz, daha az seyahat edeceğiz. Üstelik eski çalışma sistemimizi özleyeceğimizi de sanmıyorum.
2- Birbirimize daha fazla yardımcı olacağız. Evet, hâlâ en rekabetçi endüstrilerden biri olacağız, ancak günlük hayatta birbirimize karşı daha nazik olmayı öğreneceğiz.
3- Koronavirüs öncesine göre çok daha yaratıcı olacağız ve müşteriler farklı fikirlere daha açık olacaklar. Bir gecede, asla hayal bile edemeyeceğimiz müşteri sorunlarına uyum sağlamak zorunda kaldık.
Aslında, eskiden olduğumuzdan çok daha iyi olacağız, bundan eminim.

Ete Davies Chief Executive, Engine Creative

Ete Davies – Chief Executive, Engine Creative
Müşterilerle çalışmak için daha yakın işbirlikleri ve daha sıkı ortaklıklar içeren iş modelleri görmek istiyorum. Ayrıca pandemiyle beraber ajanslarda gördüğümüz daha çevik, verimli ve deneysel çalışma anlayışını sürdürmek de güzel olur. Satışın ötesinde, faydalı olacak şekilde rol alan, belli bir amaca yönelik çalışan markaların olacağına inanıyorum.Son olarak da organizasyonlarımız içinde daha fazla akışkanlığı ve esnekliği benimsememizi istiyorum. Uzun zamandır ajanslar, uzaktan çalışmayı desteklemiyordu ve aslında bu tavrın ne kadar yanlış olduğu bu süreçte kanıtlanmış oldu. Çalışan ebeveynlerin ya da fiziksel engellilerin yeteneklerinden çok daha yararlanabileceğimizi gördük. Bundan sonra ortak yerleşimin zorunlu olmadığı bir dünyada, ülkenin her yerinden en iyi yetenekleri bir araya getirebiliriz.

John Townshend Chairman & Co-Founder, Now

John Townshend – Chairman & Co-Founder, Now
İronik. Geçen yıl, esnek çalışmayı teşvik etmek ve insanların nasıl çalışacaklarına dair yaptıkları seçimlere saygı duyulmasını sağlamak için bir program yapmıştık. Ve “presenteeism” sözcüğünden bahsetmiştik. (Hasta olmasına rağmen işinin başında olma durumu. Pek çok patronun en sevdiği… Oysa ki Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre presenteeism, sadece sahip olan kişiyi değil, o kişinin çalışma arkadaşlarını da etkiliyor ve bu durumun ortaya çıkardığı verim kaybı işe devamsızlık nedeniyle çıkan verim kaybının neredeyse 3 katına denk geliyor.)

Bugün ise yepyeni sözcüklerimiz var: Sosyal mesafe, kendini izole etmek gibi… Bu kriz ile beraber ailenin ya da bir iş yerinin ne olduğu ile ilgili sorularıda beraberinde geldi. Bu zamanlarda şirket kültürünü oluşturan görünmez bağların ne kadar değerli ve hassas olduğunu hatırladık yeniden. Ayrıca daha sıradan ve pratik bir şekilde çalışır olduk. Zoom üzerinde oldukça mutlu toplantılar yapabileceğimiz gördük. Aslında ne kadar esnek olabileceğimizi fark ettik. Ve en önemlisi birlikte olmanın, birlikte düşünmenin ve birlikte oynamanın değerini anladık.

Paddy Adams CSO, Manning Gottlieb OMD

Paddy Adams – CSO, Manning Gottlieb OMD
Şu anın tam olarak durma ve düşünme anı olduğundan emin değilim, en azından henüz değil. Şu an yeni bir gerçekliğe hızlı bir şekilde uyum sağlamaya çalışıyoruz. (Meselâ; 4 yaşındaki bir çocuk Lego’larını kafanıza fırlatırken trendlerden bahsediyor olabilirsiniz.) Müşterilerimizle daha fazla dayanışma içindeyiz. Hizmet sektörü olmak bazen müşteriler ve ajanslar arasında garip bir güç savaşı anlamına gelebilir, ancak insanları bir araya getirmek için ortak bir düşman gibisi yokmuş. Ayrıca atlamadan geçemeyeceğim; görgü kuralları da anlam bulmaya başladı. Meselâ; sanal toplantılar zamanında başlıyor ve genellikle gerçek bir gündeme sahip.

Charlie Rudd
Chief Executive, Leo Burnettt London

Charlie Rudd – Chief Executive, Leo Burnettt London
Bu kriz bize en iyi yaptığımız işe ve neyin önemli olduğuna odaklanmamızı hatırlatarak sektörün değişeceğinin sinyallerini verdi. Parlak şeyler çok kolay dikkatimizi dağıtabiliyordu; parlak ödüller, en son teknolojiye sahip cihazlar gibi… Üstelik bunların müşterimiz için yapmak istediklerimizle çok az ilgisi vardı. Şimdi ise aslında bütün bunları görebiliyoruz. Bundan sonra her şey çok daha farklı olacak.

 

 

 

Emmet McGonagle
Editor, Campaign UK

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye 98. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.