“Bu sene sesim sadece Digiturk’te olacak”

Yeni Digiturk’ü şarkılarıyla anlatmaya devam edecek olan Nil Karaibrahimgil, sadece sesiyle değil, yüzüyle de reklam kampanyasında yer alıyor.

Medina Turgul DDB’nin hazırladığı kampanyanın doğuşunu, çekim sürecini ve gelen tepkileri, Campaign Türkiye Nisan 2013 sayısı için Nil Karaibrahimgil ve Digiturk Kurumsal İletişim Direktörü Murat Yağcı ile konuştuk.  Ayrıca Nil Karaibrahimgil’e sayısını bilmediğimiz cıngılları hakkında sorular sormayı da ihmal etmedik.

Söyleşiden satır başları:

“Bu içerik tüketim alışkanlığını tamamen değiştiren bir konsept. Yeni Digiturk’ün lansmanı aslında. Digiturk 2.0 da diyebilirsiniz. Digiturk futbolla özdeşleşmiş güçlü bir marka ve kadınlara ve gençlere ulaşmakta sıkıntı yaşıyordu; soğuk bir markaydı. Güçlü bir marka ama “Ben Digiturk kullanıyorum, aldığım hizmetten de memnunum ama ben Digiturk’u sevmiyorum” diyenler var. Tüm bunları çözüme kavuşturmak için Nil’den başka bir isim aklınıza geliyor mu?”  Murat Yağcı

“Birkaç yıldır reklama çıkmıyordum ve gelen teklifleri reddediyordum. Çünkü Nil’le, kendimle çok özdeşleştirdiğim bir marka olması lazım. Digiturk her ne kadar maçla, futbolla özdeşleşmiş olsa da hepimizin evinde olan bir marka olduğu için tanıdık bir marka. Büyük  ve güçlü bir marka. Benim için böyle olması çok önemli.”  Nil Karaibrahimgil

“Özgür Kız’dan beri böyle güzel tepkiler almadım. Hatta son albümümden bile böyle bir geridönüş almadım. O kadar klip çekiyorum. Tabii televizyonun gücü bambaşka. Ama güzel bir iş yaptık demek ki böyle tepkiler alıyoruz. Çünkü hemen belli olur, ne yazık ki bu iş çok acımasız. Kliplerde de, şarkılarda da böyle. Şarkıyı çıkarıyorsun ve bir hafta içinde her şey belli. Sen sonrasında ne kadar ittirirsen ittir, bir şeyin rengi hemen belli oluyor. Bu reklam insanlara dokundu mu, kendini sevdirdi mi hemen belli olur.”  Nil Karaibrahimgil

“Ben bir cıngılı ya hemen yapabiliyorum ya da yapamıyorum. Çocukluğumdan beri aklına çok kolay melodi ve söz gelen biriyim. Bunu bir gün markalar için yapacağım aklıma gelmezdi, böyle bir hedefim de yoktu. Ama hem özel hayatım hem hayatın normal akışı beni reklama doğru çekti. Orada ‘cuk’ oturan bir beraberlik oldu. Çok eleştiri gelmesine rağmen, çok fazla cingıl yapıyorsun, sesini çok duyuyoruz demelerine rağmen ben yine de bu beraberliğin çok çalıştığını görüyorum. Markalar da çok memnun; zorla değil ya… İnsanlar bazen isyan ediyor bana cıngıl konusunda. ‘Yeter artık, Finansbank’a gidip Pınar Süt alacağız’ diyorlar. Bir yandan da haklılar. Ama sesimi koruyorum artık. Bu sene sesim başka hiçbir yerde olmayacak, sadece Digiturk’te olacak…” Nil Karaibrahimgil

Röportajın tamamını Campaign Türkiye Nisan sayısında okuyabilirsiniz.

 

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.