Bloglar ölüyor mu, altın çağını mı yaşıyor?

Serdar Kuzuloğlu, nam-ı diğer ‘İnternet Ekipler Amiri’ ile bloglar ve mikrobloglar hakkında bir söyleşi yaptık. Dünyanın birçok yerinde blogların gücüne güç katan dinamiklerin neler olduğunu ve Türkiye’deki blogların bunların hangilerinden mahrum olduğunu konuştuk. Reklam pastasından alınan küçük pay blogların yürüdüğü yolda büyük bir kayaya mı dönüştü? Tüm bunların yanında Kuzuloğlu, geleneksel blogların karşısında mikroblogların yükselişinin nasıl gerçekleştiğini anlattı ve “Blog yazarları dünyayı değiştirecek güce sahip mi?” sorusuna cevap verdi.

Söyleşiden satır başları:

“Blogu her şeyden çok kendime ait hissediyorum. Yani bir gün gazeteden ayrılabilirim, çıkartılabilirim; televizyon programı bitebilir, ayrılabilirim ama bir blogum hep olacak.”

“Türkiye’de bloglar hiçbir zaman muhalif kanadın alternatif iletişim kanalı olarak kullanılmadı.”

“Bloglar dünyayı değiştirebilir mi? Hem iyi yönde hem kötü yönde değiştirebilir. Böyle bir potansiyel var ama buradaki özne bence bloglar değil blog sahipleri; yani blog sahipleri dünyayı değiştirebilir, eğer öyle bir niyetleri varsa.”

“Bugün blog sahipleri kendilerini gazetecilik yapıyor olarak görüyorlarsa bence problem var demektir. Çünkü apayrı bir mecrada apayrı dinamiklerle gazetenin kitlesini de kapsayan bir kitleye hitap ediyorlar…”

Röportajın tamamını Campaign Türkiye Kasım sayısında okuyabilirsiniz.

Bunları da beğenebilirsin
2 Yorumlar
  1. Ekrem diyor

    Çok güzel ve içi dolu bir ropörtaj olmuş. Keyifle okudum.

  2. Roman Adamita diyor

    Serdar Beyi yakından tanırım, gerçekten çok zeki bir insanoğlu.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.