“Birbirimizi biraz kollamamız gerekiyor”

Freelance çalışma, Türkiye’de hemen alışabileceğimiz bir şey olmayabilir. Biz belki kültürümüzden kaynaklı müşterimizle bile olsa bir samimiyet kurmak istiyoruz. Oyda bu alışılabilinse, uzak mesafe işleri kesinlikle çok iyi bir sistem. Çoğu iş sadece internet üzerinden kesinlikle ilerleyebilir, bu bizler için müthiş bir zaman tasarrufu oluyor.
Bu sistemin benim için heyecan verici noktası kendi seçebildiğim farklı projeler içinde yer almak.
Bir şirketteyken müşteriyi, markayı ve işi tasarımcı seçmez. Fakat bir freelance çalışansanız seçebilirsiniz, zaman ve yoğunluğunuzu oturtabildikten sonra istediğiniz projelerde çalışır istemediklerinizi reddedebilirsiniz. Üstelik sizin için doğru projeleri seçtiğinizde de gayet kazançlı bir yöntem olabiliyor.
Ancak ne yazık ki ülkemizde çok da oturmuş bir sistem değil. En çok yaşadığımız sorun ödeme aşaması oluyor. Genellikle işler çok hızlı isteniyor, fakat iş bitiminde kimseye ulaşamıyorsunuz ya da ödeme süreleri uzatıldıkça uzatılıyor. Bir hizmet satın alınıyor ve bittiğinde ödemenin hemen yapılması gerekirken bize ait bir meblağ için onlarca mail, telefon hatta bazen kavgalara varan yıpratıcı süreçler içine giriyoruz. Yaratıcı sektördeki tüm freelancer’ların Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na bakıp haklarımızı bilmesinde fayda var. Bu durumlarda her türlü hakkımızı aramalı ve eşitsizliklere razı gelmemeliyiz.
Freelance çalışmada önemli olan çalışma sisteminizi oturtabilmeniz. Grafik Tasarım mezunu olduğum için ben de çoğu arkadaşım gibi ajanslarda art direktör olarak çalıştım, çalışıyorum da; fakat okul bittiğinden beri bırakmadığım bir freelance illüstratör dünyam var. Zaman zaman full time işim freelance olmamı engelledi tabii ki; ama her ikisini de yapmak istediğim için kendime uygun bir iş ortamı buldum. Çünkü iki çalışma şeklini de bırakamıyordum. İkisi birlikte gitmeliydi, ben de 3-4 gün bir tasarım ofisinde çalışıp geri kalan günlerde freelance illüstratör olarak çalışmaya devam ettim. Bu yaşam biçimi bana çok uydu. Çünkü freelance işler her zaman gelmeyebiliyor, bu durumda sabit bir işimin olması avantaj sağlıyor. Aynı zamanda güzel fırsatlar kapımı çaldığında bunu yapacak zamanım oluyor. Deneyimlerimden elde ettiğim en önemli unsur kişisel disiplini kurabilmek oldu benim için. Mesela bilgisayarımın yatağı görmeyen bir yerde konumlanması bile çok şeyi değiştirdi çalışma hayatım için. Belli bir aşamadan sonra gelen işlerin hangilerini kabul edip etmemem gerektiğini ayırt edebildikten sonra da bir parça rahatlamıştım. Çünkü yoğunluğun miktarı ve deadline süreleri, yeni bir işi ne zaman alabileceğinizi iyi kurgulamanızı gerektiriyor.
Bütün bunlara daha geniş bir açıdan bakınca iyi bir freelancer tanımı da ortaya çıkıyor. Bana göre iyi bir freelancer, kalitesini düşürmemeli ve piyasanın altında fiyatlar söylememeli çünkü bu herkesi etkiliyor maalesef. Yaratıcı sektör adına konuşmak gerekirse bu sektörde birbirimizi biraz kollamamız da gerekiyor, çünkü hala bazı insanlar için bu işler hobi kategorisinde gözüküyor. Bir maliyeti yoksa istenildiği gibi fiyatların düşürülebileceği sanılıyor ama siz birinin zamanını satın alıyorsunuz. Artık günümüzde zaman paradan çok daha değerli, bunu kesinlikle hesaba katmak gerekiyor bence. Çünkü birinin kalitesini düşürüp ucuza bir işi yapması tüm meslektaşlarımızı etkiliyor.

Dilem Serbest
Freelance İllüstratör – Art Direktör 

Bu yazı, Campaign Türkiye 93. sayısında yayınlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.