Bentley Continental Supersports GT

Dünyanın en hızlı dört koltuklu spor otomobili yeni Bentley Continental Supersports GT’yi Almanya’da deneyimleme fırsatı bulan Ömer Erdem anlattı.

İtiraf edeyim, çok sık otomobil lansmanlarına gidemiyorum. Ana işi editörlük olan ekip arkadaşlarımın bu seyahatlere gitmesini tercih ediyorum. Gittikleri zaman da bültenleri kopyala-yapıştır yapmasınlar, bizzat yazsınlar diye sık sık uyarıyorum. Ancak bazen öyle kışkırtıcı model ve programlar geliyor ki… Hele de bu davetler otomobil ruhundan gerçekten anlayan, bulundukları pozisyonların hakkını veren dostlardan gelince hayır demek imkansızlaşıyor. Konu sadece güzel otellerde konaklamak, müthiş yemekler eşliğinde dünyanın en güzel coğrafyalarına seyahatler yapıp gündelik hayatlarımızda hayal bile edemeyeceğimiz otomobilleri yine dünyanın en güzel parkurlarında kullanmak değil; otomobil tutkunları için en önemli unsurlardan biri olan karşılıklı paylaşım ve deneyimlerin aktarılması, bir jant ya da konsol tasarımı üzerine saatlerce konuşabilecek insanlarla bir araya gelmek ve en önemlisi bu deneyimleri siz değerli okurlarla paylaşmak.

Bu yazıya konu olan kışkırtıcı davet, Audi-Bentley-Lamborghini Türkiye marka genel müdürü sevgili dostum Gino Bottaro’dan geldi. Gino bizzat beni arıyorsa o andan itibaren heyecan duymamak mümkün değil. Her seferinde ‘yok artık’ dediğim bir program ile karşılaştım. Davete konu olan otomobil Bentley Continental ile parkurumuz Münih-Konstanz Gölü-Stutgart ve tekrar Münih olunca hafızam hemen çok eskilere gitti. Çocukluğumdaki ilk yurt dışı seyahatimi bu bölgeye yapmıştım ve aklımda kalan en önemli detay Almanya otobanlarında hız limitinin olmamasıydı. Kuzenimin BMW 535 otomobili ile 80’li yılların sonlarında 240-250 km/s hızla gitmiş olmak benim için unutulmaz bir çocukluk anısıdır. Daha sonra aynı bölgede birçok seyahat gerçekleştirdiğim için birlikte seyahat ettiğimiz küçük gruba da zaman zaman rehber seviyesinde bilgi aktarımlarında bulundum. Böyle bir otomobilin lansmanı neden Güney İspanya veya Fransa’da değil de Almanya’da yapıldı acaba diye sorular olabilir. Hemen cevap vereyim; söz konusu otomobil 0-100 km/s’ye 3.4 saniyede hızlanan, en yüksek sürati, 336+ km/s olan, 710 bg gücünde, 2050 devir/dakikada 1017 Nm tork kuvveti üreten dünyanın en hızlı ve en kuvvetli dört koltuklu otomobili olduğu için. Bu otomobili kullanabilmek için sürat limiti olmayan Almanya otobanları dışındaki alternatifler yarış pistleri ya da trafiğe kapalı alanlar olabilirdi.

Otelimiz Münih, İngiliz Bahçesi’nin hemen yanındaydı. Bu seçim; İngiliz otomobil endüstrisinin en ikonik markalarından biri olan Bentley’in çok özel modelinin ilk sürüşü için çok minik ama özel bir detay olduğunu düşünüyorum. Otomobillerimizi teslim etmek üzere Bentley Avrupa İletişim Müdürü Sebastian Michel ve beraberinde çok dinamik ve genç bir ekip bizlere kısa bir brifing vererek bize tahsis edilmiş iki otomobili teslim etti. Kendileri de yine dünyanın en hızlı ve güçlü dört koltuklu convertible otomobili olan “Continental Supersports” ile bizleri takip etmek üzere her an yanımızdalardı. Açıkçası ekibin ilgi ve sıcaklığından çok etkilendiğimi itiraf etmeliyim, pragmatik yaklaşımları, zaman zaman yoldaki kaza ve ağır trafikten kaynaklanan gecikmelere buldukları çözümleri görünce şaşırmadım değil.

Supersports ilk bakışta Bentley’in klasik çizgisinde gibi gözüküyor. Detaylara girdikçe; karbonfiber detaylar, kaput ızgaraları, arka kanat, 21 inç hafifletilmiş jantlar, Akrapovic son susturucular, dev fren diskleri, Alcantra deriyle döşeli iç mekan ve spor koltuklar, bu otomobilin sadece lüks ve konforun zirvesinde elegan bir otomobil olmadığını; kaputun altında bir canavarın bulunduğunu açıkça belli ediyor. 6 litrelik, W12 silindir ve paralel çift turbo beslemeli bu muhteşem makine, gaza bastığınızda sadece ve sadece 2050 devirde 1017 nm tork üreterek adeta uzun menzilli bir savaş topunun ağzından çıkan dev bir torpil hissiyatı uyandırıyor. Ağırlığı iki buçuk tona yaklaşan dev kütle %60 arka, %40 ön dağılımlı dört tekerden çekiş kabiliyeti sayesinde 0-100 km/s’ye 3.4 saniyede ulaşmasını bir kenara bırakırsak, Bentley’in ilk ultra yüksek performanslı süperspor otomobil olmanın hakkını 0-160 km/s sürate sadece 7.2 saniyede ulaşarak veriyor. Bu süre; Honda NSX, Mercedes AMG GTS ve yeni Nissan GT-R’dan bile daha hızlı ki aralarındaki en yakın performans 8.9 saniye.

Otomobilleri teslim aldıktan sonraki ilk bölümün yoğun yağmur altında geçmesi biraz sevimsiz olsa da otomobili yakından tanımamıza fırsat verdi. Yüksek performanslı otomobillerin çok sık rastlanıldığı bir ülke olmasına rağmen bütün dikkatler Bentley’lerin üzerindeydi. İlk durağımız Almanya-Avusturya-İsviçre’ye ortak kıyısı olan Konstanz Gölü’neydi. Bu göl, Alp Dağları’nın hemen arasında, Ren Nehri’nin sularının döküldüğü ve 3 ülkenin kesişim noktası olması sebebiyle oldukça ilginç bir özelliğe sahip. Çok kültürlü, renkli ve çok sayıda turist çeken bir destinasyon. Yöresel yemekleri, şarapları ve tabii ki biraları mutlaka denenmeli. Göl kenarında, kapalı havaya rağmen çok güzel fotoğraflar çekme imkanı bulduk. Bentley ekibiyle akşam yemeği için sözleşmemizin ardından odalarımıza çekildik. Ben de yıllar önce geldiğim kasaba merkezine uğramak için tekrar hızlıca yola koyuldum. Ve sevgili gazeteci dostum Bülent Cankurt’u da ikna ederek merkeze doğru yola çıktık. Turistik merkezlerden ziyade yerel halkın bulunduğu yerlere gitme güdüm sayesinde bir anda kendimizi yılda bir kez düzenlenen yerel şarap festivalinin göbeğinde buluverdik. Konstanz şehri ve civar bölgedeki tüm halk neredeyse kasaba meydanında buluşmuştu. On binlerce kişi meydanın etrafında kurulan stantlarda lokal şarapları tadıyor, yemekler ikram ediliyor ve kasabanın orkestrasının müthiş performansıyla insanlar eğleniyordu. Ekiple beraber otelimizdeki yemek yerine, yıllar boyu unutulmayacak, bölgenin en büyük şarap festivalini yerel halk ile birlikte deneyimleme imkanı bulduk.

Ertesi gün nispeten açık bir hava bizleri bekliyordu ve bu kez parkur meşhur ‘Kara Ormanlar’ üzerinden muhteşem bir güzergah ile Stutgart Havalimanı idi.

İlk gün ağırlıklı hızlı otobanın yerini bu kez adeta yarış pisti kalitesindeki bir asfaltta, tamamı virajlı ama yine yüksek süratli bölümleri olan dünyanın en sık ormanlarından birinin içinden geçen köy yolları almıştı. Andersen masallarının geçtiği ve tamamı korunmuş bu coğrafya nefesimi kesti. Dünyanın en medeni ülkelerinden birinin, yıkıp yeni binalar kondurmak yerine; geçmişi, tarihi ve kültürünü korumayı tercih etmesi pek alışık olduğumuz bir durum değil. Supersports GT bu dar ve virajlı yollarda beklediğimden çok daha yüksek bir performans sergiledi. Tırmanma parkurları, vıdı vıdı virajlar, hızlı ve uzun düzlükler, ani frene sebep olan keskin virajlar sebebiyle frenlere oldukça yüklenmeme rağmen muhteşem bir performans gösterdi. Sık orman içerisinde yüksek devirlerde oluşan ve Akrapovic son susturucuların iyice manipüle ettiği muhteşem gürültü ve yankılanma hala kulaklarımda. Hava ve yoğun trafikten çok fırsat bulamadığım için ancak 310 km/s sürate ulaşabildim ki fena da sayılmaz 🙂

Özetle iki gün boyunca aşk yaşadığımız bu muhteşem otomobilden ülkemize sadece bir tane geldi. Fiyatı 850 bin euro düzeylerinde olan, Maslak Bentley Showroom’da sergilenen gri antrasit renklerindeki otomobili – kim satın alacak bilmiyorum ama – son dört yıldır on bin adet üstünde otomobil üreten Bentley 2016’da rekor kırarak 11.023 adet otomobil üretti. Dünyanın en çok aranan lüks otomobili olarak bilinen Bentley’in gerek İngiliz detaycılığı, gerekse VW grup işbirliği sonrası Alman mühendisliğinin üretim süreçlerine dahil olması ile getirdiği yenilik ve gelişmeler bu efsane markanın serüvenine güçlü adımlar ile devam ettiğini gösteriyor. Süper lüks olmanın yanı sıra ultra yüksek performanslı süper spor otomobil olabilmek ancak bu işbirliği ile oluşabilirdi. Önümüzdeki dönemde özellikle hafifletilmiş şase ile üretilecek yeni modelleri sabırsızlıkla bekliyor olacağım.

Bu ve benzer lansmanlarda 150, maksimum 200 km otomobil kullanarak otomobili tanımanız beklenir. Biz ise iki gün içerisinde (benim ekstradan Supersports Convertible ile Münih’e yaptığım yolculuğu da hesaba katarak) yaklaşık 900 km yol yaptık ve neredeyse bir tır şöförü performansında süperspor otomobil kullanma imkanı bulduk. Bugüne kadar üretilen sadece iki otomobilin dünyadaki ilk kullanıcılarından biri olma imkanını bize tanıdıkları için sevgili Bentley Genel Müdürü Gino Bottaro ve Bentley Pazarlama Yöneticisi Ebru Belen’e tekrar çok teşekkür etmek isterim. Sevgili Ebru, her seyahatimizde en ufak detay ile ilgileniyor ve bu sayede kusursuz bir seyahat geçirmemizi sağlıyor. Kendisi özel bir teşekkürü de hak ediyor. Sevgiler…

Ömer Erdem
Lift Content Factory Kurucusu
@omerdem

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Eylül 2017 sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.