Bazı markaların değeri arttı

2020 yılı küresel problemlerin oluşturduğu eş zamanlı bir kaos ile başladı. Haliyle Türkiye de bu süreçte ciddi bir dalgalanma yaşadı. Pandemiyle başlayan yaşamsal kaygılar, sosyal yaşamı neredeyse sıfırladı. Temel ihtiyaç ve tüketim öncelikleri ya tamamen değişti, ya da ciddi anlamda azaldı. Her yerde olduğu gibi
ajansımız da ilk panik dalgasını sert yaşadı ve ticari faaliyetlerimiz ile ajans arkadaşlarımız için temel önlemleri hayata geçirdik. İşimizin neredeyse tamamı uzaktan erişim ve internet kanallarına dayalı olduğu için sorun yaşamadık, zaten iki yıldır böyle çalışıyoruz. Herkes evinde ve çok daha verimli idi. İyi ki böyle durumlara karşı “yüksek bağışıklığı” olan bir sektörüz. : ) Hızlı kararlar ve önlemler alabiliyoruz.

Argün Albayrak,                            3kişilerloop Ajans Başkanı

Hemen hepimiz ciddi bir durgunluk yaşadı. Karar alma süreçleri aksadı ama bu dönem her birimiz ve iş ortaklarımız için “geçmiş ve gelecek” analizini yapabilmek adına kapsamlı bir fırsat da sundu. Tüm konsantrasyonumuzu yeni araştırmalara verdik. Toplumda oluşan yeni düşünce ve tüketim algıları, psikolojik dönüşümler, özlemler, kaygılar ve “geleneksel yaşam kodlarına dönüş” ile toplumun ağırlıklı olarak siyaset, banka, FMCG, turizm, dijital ve eğitim markalarına olan yeni algıları ile fay hatları raporlarımızı hazırladık. Bu çalışmalar süresince de müşterilerimizle sürekli iletişim halinde olduk.

Darüşşafaka’nın anlamlı mesajında olduğu gibi; insanlar bu süreçte birçok şeyin “olmasa da olabileceğini” gördü. Buradan bakıldığında; acaba “yeni normal” diye tanımlanan “yakın gelecek”, markalarda ne gibi değişimlere yol açacak? “Markalar” toplumun sosyal gelişimine somut yatırımlar yapacak mı? “Markalar ile toplum” arasındaki güven bağı nasıl kurulacak?

“SANAT olgusunun birleştirici, gülümseyen ve pozitif aurası içinde neler yapabiliriz” diye kafa yorduk. Çünkü COVID-19 bize yeni bir sanat akımı armağan etti: Yaşama Sanatı…

Son 6 aylık dönemde bunları irdeledik, her birini değerlendirdik ve gördük ki “iletişim stratejilerinin” emoonel / rasyonel yarar ve medya kullanım öncelikleri tamamen değişiyor. Bu da “yaratıcı çözümleri” bambaşka bir boyuta taşıyacak. Hepimiz biliyoruz ki; insanlar arasındaki küresel ve sosyal etkileşim herkese
bir “değer terazisi” armağan etti ve toplum sizi her konuda ölçüp biçiyor, karşılaştırıyor ve konumlandırıyor. Özellikle pandemi döneminde evrilen kısıtlı tüketim davranışları, insanların bu “değer terazisini” devreye soktu. “Evde yaşam” bazı markaları daha da değerli bir konuma taşıdı. Birçok marka kendi hizmet/ürünlerinin bu yepyeni döngü içinde olması gerekliliğini, olmaz ise ciddi zarar göreceğini anladı. Profesyonel iş ilişkisi içinde olduğumuz “siyaset iletişimi” konusunda da ciddi farklılaşmalar olacağını araştırmalarla öngördük ve artık Türkiye siyasetinin de markalaştığını ve “yaşam siyaseti” kavramının belirleyici olacağını tespit ederek projeler geliştirdik. Artık topluma hitap eden her alanda; güven, emosyon / rasyonel
yarar ve dijital etkileşim gibi stratejik başlıklar yeni iş ve hizmet modellerinin belirleyici unsurları olacak. Tüm ürün ve hizmetlerden nitel ve nicel bütünlük içinde kurgulanmış pozitif ve somut kazanım sağlayabilmek, toplum için önemli bir arayış ve markaların da bu niteliklere göre şekillenmesi gerekiyor. Tabii ajansların da!

Biz de ekip olarak bu kavramlar üzerine çalıştık ve “SANAT” olgusunun “birleştirici, gülümseyen ve pozitif” aurası içinde neler yapabiliriz diye kafa yorduk. Çünkü COVID-19 bize yeni bir sanat akımı armağan etti: “Yaşama Sanatı…” Biz de bunu gördük ve iş ortaklarımız ile birlikte çok boyutlu bir “sanatla yaşam” projesi geliştirdik. Ve O projeyle de şimdiki geleceğe doğru yola çıktık…

Argün Albayrak,

3kişilerloop Ajans Başkanı

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye’nin 102. sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.