Başka bir gerçeklik

Oyunun kuralları değişiyor. Dijital dönüşüm total bir değişime doğru bizleri çekiyor. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde son 15 yılda olduğundan çok daha fazla gelişme olacak. Beklenmedik rakiplerimiz ortaya çıkacak, iş yapış şeklimiz ve markalar kökünden değişmek zorunda kalacak.

Başka bir gerçeklik

Gartner raporuna göre 2017’de CMO’ların teknolojiye harcayacağı bütçe, CIO’ların harcayacağından daha fazlaydı. Dominos festivallerde kendisini, pizza üretimi ile gizleyen bir teknoloji şirketi olarak tanıtıyor. Dünyanın en büyük bankalarından BBVA yakın gelecekte bir yazılım şirketi olacaklarını söylüyor. Redbull içecek de satan bir medya şirketi olarak kendini konumluyor. Yeni dönemde reklamcılığın da format değiştireceğini düşünüyorum. Ajansların da geleceği bu; kendini yaratıcı fikirlerle besleyen birer teknoloji şirketi olmak ve deneyim tasarlamak.
Artık fikrin dijitali – offline’ı olmadığı gibi mecra ve medya kullanımı da kalmayacak. Geometry Global EMEA CSO’su Cesar Montes markaların deneyim yaratma ve insanların beklentilerini karşılamadaki görevinin önemine dikkat çekiyor. “Artık reklam ve pazarlama hizmetleri arasında bir bölünme yok. Markaların temsil etmesi gereken bir deneyim var. Her şey bir tık uzakta. İnsanların yerine getirmek istedikleri şeyler de kendi kişisel ihtiyaçları ve beğenileri. İhtiyaçlarını ve beğenilerini yerine getirme yolculuğunda da yaptıkları şey markalarla etkileşim içinde olmak. Artık markaları dinlemiyorlar, markalarla etkileşim içine giriyorlar. Günümüzde deneyimler eskisine göre daha büyükler; artık sadece insanların katıldığı etkinlikler değiller. Tüm yolculuk esnasında deneyim gerçekleşiyor; dijital ortamda, mağazada, her yerde, televizyonda bile. İnsanların sabah yataktan kalkmalarından akşam yatana kadar ihtiyaç duydukları her yerde bu deneyimler gerçekleşiyor.” Geometry Global olarak deneyim yaratırken insanların markaları keşfetmesini, seçmesini ve sevmesini sağlamayı amaçlıyoruz. İnsanların sadece duyduklarını ve gördüklerini değil, neler hissettiklerini tasarlamaya çalışıyoruz.

Yaratıcılık şekil değiştiriyor

Dünyada yaratıcılığın alanları yenileniyor. Yaratıcılıkla teknoloji her geçen gün daha da kaynaşıyor, deneyimi tetikleyen araçlar değişiyor. Nasıl akıllı telefonlar tüm hayatımızı değiştirdiyse, artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik, karma gerçeklik, yapay zeka ve öğrenen makineler, chatbotlar hayatımızı bu derinlikte değiştirecek teknolojilerin başında geliyor.
Özellikle karma gerçeklik teknolojisi; telekomünikasyon şirketlerinden, uygulama dünyasına, perakende sektöründen tüm iş birimlerine yeni fırsatlar ve pazarlar yaratıyor olacak.
Perakende, teknoloji adaptasyonunu hızlı gerçekleştirmeye çalışan sektörlerin başında geliyor. Fiziksel hareketlerimizi algılayan sensörler raflarda veya askılardaki ürünleri çıkardığınızda otomatik algılıyor olacak. Bu sensörlere bağlı olan gözlükler sayesinde ürünlerin yanında beliren içerikler tüketiciyi anlık ikna etmeye çalışıyor olacak. Bu içerik aynı zamanda tüketicinin geçmiş bilgisini değerlendirerek kişiye özel teklif sunabilir. Rafların, tezgahların yani alışveriş pazarlamasının tamamen değişeceğini söyleyebiliriz. Tüm basılı malzemelerin üretiminden ajanslara verilen hedef kitle brief’lerine kadar pazarlama araçlarının yeniden keşfedileceği kesin.
Tüketici fiziksel olarak bir ürüne sahip olmadan o ürünü gerçeğe en yakın şekilde deneyimleyecek ve o ürünün eksiliğini hissedebilecek. Bu anlamda baktığımızda reklamların bilinirlik yaratmaktan deneyim yaratmaya doğru kayacağını da söyleyebiliriz.
Yeni evli bir çifti düşünelim. Evinin mobilyalarını IKEA’nın karma gerçeklik uygulaması sayesinde salonuna, odalarına veya mutfağına yerleştirip, aynı anda duvarların rengiyle oynayabilecekler. Tek yapılması gereken salonun ortasına geçip gözlük aracılığıyla beğenilen opsiyonları değerlendirmek. Burada pazarlamacı ve reklamcılara düşen görev bu deneyimin basit, sorunsuz, anlaşılabilir ve keyifli şekilde yaşanmasını sağlamak olacak.

Başka bir gerçeklik 2
Lokasyon bazlı iletişim çalışmalarında yepyeni uygulamalar hayatımızda yer almaya başlayacak. Örneğin tatil rezervasyonunuz var. Arabanıza bindiniz. Yol levhalarını görmeye bile ihtiyacınız yok çünkü MR sayesinde araba ekranınız veya gözlüğünüz sizi gitmeniz gereken yola yönlendiriyor. Öğlen acıktınız. Yemek alışkanlıklarınızı bilen gözlüğünüz veya arabanızın ekranı size bölgedeki en uygun restoranı önerip, tarif edebilecek. Otele vardınız. Check-in işlemini gözlüğünüz sizin yerinize yapıyor olacak. Gözlüğünüze çıkan görüntüler size 5000 yataklı otelin tüm hizmetlerini tanıtırken bir yandan odanızın olduğu kata yönlendiriyor olacak.
Sağlık alanında doktorların fiziksel olarak bulunmadığı bir yerden yapılan müdahalenin içine karma gerçeklik sayesinde yer alması uzak değil. Gerçek zamanlı veriler görüntülenerek cerrahlar birbirlerine rehberlik yapabilecek. Böylece bilgi çok hızlı bir şekilde deneyime dönüşüyor olacak. Karma gerçeklik tüm kültürümüzü, gerçek veya dijital dünyayla olan ilişkimizi hatta kendimizle olan ilişkimizi derinden değiştirebilecek bir güce sahip. Gözlüğü alacağınız tarihi düşünün. O gün itibarıyla tüm anılarımız kayda alınabilecek. Bu hatıraları kişisel bulutumuzda saklayarak istediğimiz bir hatırayı yeniden izleme şansına sahip olabileceğiz. Karma gerçeklik ihtiyacımız olan veya olmayan her şeyi hatırlamamızı mümkün kılacak.

Bot vs aplikasyon

Bot konusu yeni dünyada çok yer tutuyor. İnternet kadar önemli bir gelişme olarak görülüyor. Aplikasyonun yerini almaya başladığı söyleniyor. Aplikasyon indirme sayılarının azalması da bunu gösteriyor. UX avantajları, indirilmek zorunda olmaması, ufaktan başlanıp sonradan geliştirilebilmesi gibi birçok avantajı var. Platforma ve müşteri kitlesine göre botun bir kişiliği olması gerekiyor. Sesi nasıl olmalı, peki cinsiyeti, resmi mi konuşmalı arkadaşça mı? Hepsi markalar için önemli seçimler. Pek yakında herkesin kendi kişisel botu olması gerekecek.
Bu da bizi IoT dünyasına getiriyor. IoT dünyası ise buzdolabının süt bitince sipariş etmesinden çok daha fazlasını vadediyor. Birçok gelecek dizayn ediliyor ama herhalde self driving cars bunu en iyi anlatan örnek.
Bütün ürünlerin altında olan gerçek ürün yapay zeka. Yapay zeka deyince tabii “data’’ öne çıkıyor. Makineler de insanlar gibi her gün yeni bir şey öğreniyor, bunları sistemlerine işliyor ve biriktiriyor. Bu ister chatbot olsun, isterse bir yazılım, sonuçta mantık hep aynı, ortada oluşan büyük data anlamlı hale getiriliyor ve aksiyon alınıyor. Markalar tüketicilere en uygun kampanyaları sunmak için yapay zekadan fazlasıyla faydalanacaklar.
Özetle teknoloji insan için var. 2017’de SXSW, Cannes, Web Summit gibi geleceğe yön veren etkinliklere baktığımızda; tüm konuların, insanı odak noktası olarak seçtiğini ve insanın hayatını daha da iyileştirmek için tüm deneyim noktaları üzerinde çalışmalar olduğunu görüyoruz.
İster hizmet, ister sağlık, ister iletişim hizmetleri sektörü olsun, nihai amaç daha iyi, daha insani deneyimler sunmak, yaşam kalitesini artırmak.

Burcu Yongacı
Business Development Director
Geometry Global

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Ocak 2018 sayısında yayımlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.