Ayşenur Aydın: “PR hayatta kalacak ancak yöntemleri ve şekli değişecek”

Opet Kurumsal İletişim Müdürü Ayşenur Aydın, değişen halkla ilişkiler dinamikleri ve PR 2.0 hakkında konuştu.

İletişim kanallarının hızla çeşitlendiği günümüzde, kurumlar ve markalar da hedef kitleleri, kamuoyu ve paydaşlarıyla kurdukları ilişkileri daha hassas ve bütünsel olarak yönetmek amacında. Stratejik iletişim, marka, itibar yönetimi, sürdürülebilirlik ya da ürün iletişiminde tüm iletişim çalışmaları hem konu hem de mecra bazında planlanmaya ve yönetilmeye eskisinden daha fazla ihtiyaç duyuyor.

PR ajansımızdan medya ilişkileri desteği alıyor, sosyal medya krizleri ya da influencer aktivitelerinde de işbirliği yapıyoruz. Ajansımız, yeni fikirler, öneriler ve yapılanmalarla hem iç bünyesini hem de bizleri besliyor. Son dönemde mecra değil de kişi /kanaat önderi odaklı iletişim yaklaşımları sonucunda, amaçlarımıza daha kolay ve etkin bir şekilde ulaşmamızı sağlıyor.

Toplumsal fayda iletişimin merkezinde rol almaya başladı

İletişim disiplini büyük bir değişimin içinde. Bu alandaki değişim tüketici ve paydaşlarımızın da değişmesine, beklentilerinin artmasına neden oluyor. Toplumsal fayda iletişimin merkezinde rol almaya başladı. Özellikle sosyal medya beklentilerin dile getirildiği ve baskı unsuru olarak kullanıldığı bir platform haline geldi. Dolayısıyla PR şirketlerinin gündemi, kamuoyunun beklenti ve hassasiyetlerini çok yakından takip etmesi, toplumdaki   değişimi görmesi ve müşterilerini bu beklentiler ışığında projeler yapmaya, dönüştürmeye ve yeni fikirlerle beslemeye çalışması gerekli.

Belirsizlikler, riskleri ve fırsatları da içerir

İletişim kanalları bu kadar çeşitlenirken PR’ın da dönüşmesi ve evrilmesi kaçınılmaz. Toplum ve insanlar var olduğu sürece PR hayatta kalacak ancak yöntemleri ve şekli değişecek. Çoklu iletişim ortamında, bir iletişim planının hangi mecralarla ve hangi strateji ile hazırlanacağı önemini yitirmeyecek. Dünyayı anlayan, kalkınmanın önemini kavrayan, beklentileri analiz edebilen, iletişimin değişimine uyum sağlayabilen, hikaye yaratabilen ve daha iyi bir dünya için fayda sağlamanın önemine inanan ajanslar ayakta kalacak. Belirsizlikler, riskleri ve fırsatları da içerir, bu noktada gündeme göre hareket edebilen, kriz potansiyelini görebilen gerçek zamanlı sosyal medya çalışmaları gibi yeni teknikler kullananlar başarılı olacak. PR ajanslarının bu karmaşa içinde nasıl yol alınabileceği konusunda fikir ve görüşleri ile müşterilerinin yanında olmaları gerekiyor.  Günümüzde en etkili sonuçları, bilgi kirliliğinin önüne geçen ve yeni iletişim kanallarını yaratıcı bir biçimde kullanabilen, görsel etkisi yüksek projeler sağlayacak.

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 83. sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.