Akustikhane, Londra serisiyle dünyaya açılıyor

Yayın hayatına 2010 yılında bir televizyon programı olarak başlayan Akustikhane, tam 12 yıldır özenle kaydedilmiş canlı performansları müzikseverlerle buluşturuyor. Şimdi ise global bir müzik markası olma yolunda. Nathan Evans gibi dünyaca ünlü isimlerin konuk olduğu yurt dışı serilerinin ilk durağı Londra. Sırada ise New York ve Berlin serileri var.

Akustikhane, kurulduğu günden bu yana tanınmış ve yeni keşiflerden oluşan özenle hazırlanmış seçkisini canlı performanslar halinde dinleyicileriyle buluşturuyor. 2016 yılında YouTube yayınlarına başladı ve 15 sezonda 150’den fazla sanatçıyı ağırlayarak 1500’den fazla canlı kayda imza attı.1 milyonu aşkın takipçi kitlesi ve aylık ortalama 15 milyon dinleyicisiyle Akustikhane, yıllardır Türkiye’nin en çok izlenen canlı müzik serisi. Globalde ise en çok izlenen ilk 10 canlı müzik serisinin arasında.

Akustikhane’nin Türk müzik kültürüne katkıları

Melek Mosso ve Dolu Kadehi Ters Tut gibi birçok sanatçıyı ilk kez müzikseverlerle buluşturan Akustikhane, bugün Y ve Z jenerasyonlarının hayatına en fazla eşlik eden 3. Yeniler gibi alternatif müzik akımlarının da ülke genelinde hayat bulmasını sağladı.

Janra bağımsız şekilde yapılan seçkiler her tür dinleyiciye hitap ederken, farklı müzik türlerinden hoşlanan kitleleri de yeni müzik ve sanatçılarla tanıştırarak çeşitliliği kutlama misyonuna devam ediyor. Akustikhane’nin seçkisi; özgünlük, orijinallik, çeşitlilik ve samimiyet üzerinde temelleniyor.

 

Kilometre taşları

Pandemi döneminde Akustikhane, çatı müzik markasına evrildi; farklı mecralarda yayınlanan farklı seriler ve kendi sanatçılarının prodüksiyonlarını üstlenen Akustikhane Records isminde bir plak şirketi bulunuyor. Yeni seriler arasında en çok ses getirenlerden biri de şüphesiz, İstanbul’un gölgesinde enstrüman virtüözleri ve elektronik müzik sanatçılarını bir araya getiren Across oldu. Yayınlandığı tarihten itibaren 4 ay boyunca da BluTV’nin en çok izlenenler listesinde yerini korumuştu. İsmini Fatih Akın’ın 2005 yapımı belgeseli Crossing The Bridge’e bir saygı duruşundan alan serinin yeni sezonları ise hazırlık aşamasında.

Akustikhane Records ise halihazırda keşfedilen 9 yeni sanatçı ile çalışmalarını yürütüyor. Yalnızca Türk müzik pazarında özgün seslerin yer alabilmesi adına kurulmuş bir yapı olan Akustikhane Records’un şarkıları en popüler listelerde yerini almaya çok hızlı bir şekilde başladı.

 

Yurt dışı hedefleri

Türkiye’nin müzik dinleme alışkanlıklarını değiştiren ve kayıtlarıyla her gün milyonlarca dinleyicinin hayatına eşlik eden Akustikhane, ilk olarak Londra bölümleriyle dinleyicilerle buluşacak.

Akustikhane ve İngiliz ekiplerinin ortaklığıyla Londra’da gerçekleştirilen set ve kayıt süreci boyunca, Avrupa’da büyük beğeni kazanmış, Pop, Neo-Soul ve Elektronika gibi farklı müzik türlerinde üretim yapan sanatçılar Akustikhane’ye konuk oldu. Akustikhane ruhu ve kültürünün Londra’daki Fiction ve Arcus stüdyolarına taşındığı prodüksiyon süreci, Akustikhane’nin kurucu ve sunucusu Zafer Yılmaz’ın yönetiminde gerçekleşti.

Zafer Yılmaz, Akustikhane’nin yeni küresel yolculuğuyla ilgili hedeflerini şu şekilde paylaştı: “Ülkemizde yakaladığımız başarı, Akustikhane’nin dünya sıralamasında en çok izlenen ilk 10 müzik serisinin arasına girmesini sağladı. Şimdi bu başarımızı global sahnede genişletmek istiyoruz. Yıllardır özenle ve severek yaptığımız kayıtlarımızı yeni ülkelerde, her milletten farklı sanatçılarla devam ettirmek ve yepyeni müzikleri dünyanın farklı yerlerindeki yeni dinleyicilerle buluşturma hedefindeyiz.

Yıllardır milyonlarca kişinin mutluluklarına, hüzünlerine, duygularına, kutlamalarına kayıtlarımızla eşlik ediyoruz. Yeni dönemde de sınırları aşacağımız, hep birlikte dünyadaki çeşitliliği ve özgünlüğü kutlayacağımız ve yeni müzikleri keşfedeceğimiz heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz.” 

İlk serinin konukları, yıldızı son derece hızlı yükselen yenilikçi isimlerden oluşuyor; Nathan Evans, Matilda Mann, Miller Blue ve Joe Turner. Sanatçılar hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse;

Nathan Evans 

İskoç şarkıcı ve söz yazarı, TikTok’ta paylaştığı videolarıyla tanınmaya başlamıştı. Wellerman şarkısıyla tüm dünyada büyük bir başarı yakaladı ve günümüzde tüm dünyada konserler veren sanatçı, Akustikhane Londra serisinde daha önce yayınlanmamış iki şarkısını da ilk kez tüm dünyadaki dinleyicileriyle paylaşıyor olacak.

Matilda Mann

Kendi yazdığı ve söylediği hafif tempolu, slow pop şarkılarıyla giderek popülerleşen Matilda Mann, henüz 22 yaşında. Solo performanslarında şarkılarına kendi çaldığı gitarıyla eşlik ediyor, söz yazarlığındaki becerisiyle de İngiltere’nin yeni “Billie Eilish’i olarak anılıyor. Aylık dinleyici sayısı 1 milyonu aşan genç yetenek, Akustikhane Londra serisinde yenilikçi ve özgün sözlerini, sade ve dokunaklı bir müzikle harmanlayacak.

Miller Blue

Londra bazlı sanatçının müziğinin ana fikri, kendine karşı dürüst olmak. Sanatçının insanı anında yakalayan ritimlere sahip soul / rap türündeki şarkılarına son derece zekice yazılmış, samimiyet hissettiren sözleri eşlik ediyor. Miller Blue, Akustikhane Londra serisinde Me, Myself & I gibi popüler şarkılarının yanı sıra bir de sürpriz cover’la birlikte yer alacak.

Joe Turner

Hisli Elektronik, Joe Turner’ın müziğini tanımlamak için kullanılabilecek en iyi isim. Elektronik müziği canlı performe eden Joe Turner, İngiliz elektronik müzik sahnesinin yükselen yıldızları arasında. Turner, Akustikhane Londra Serisinde de canlı elektronik müzik setup’ıyla icra ettiği setiyle yer alıyor.

 

Gelecekte bizleri neler bekliyor?

Londra serisi sonrasında yeni duraklar ise New York ve Berlin olacak. Akusikthane’yi yurt dışına açarken, kendi müziğimizi de farklı kültürlerde daha da tanıdık kılmak en büyük hedeflerinden biri.

Türk dizi sektörünün de globalde elde ettiği başarıyı gördükçe müzik alanında da bunun gerçekleşebileceği inancı giderek artıyor. Akustikhane de önündeki uzun ve keyifli yolculuğu görerek ilk adımlarını atmaya başlıyor.

 

İş birlikleri

Markaların, hedef kitlelerinin dikkatini çekebilmesi gün geçtikçe zorlanıyor ve müzik, her geçen gün daha da önem kazanan bir iletişim aracı. Her bir iletişim çalışması, farklı platformlardaki her bir hesap ve içerikle erişim için yarışırken Akustikhane, markaların daha doğal, organik ve sevgi bağı kurabilen alanlarda var olabilmesi için müziğin gücünü kullanıyor.

Yeni kitlelere erişmek, marka imajına dair algısal dönüşümler başlatmak, toplumsal kültürün içinde markaya bir alan açmak, hedef kitleyle etkileşime geçecek yeni mecralar oluşturmak için birçok markayla iş birliği halinde.

Akustikhane’nin bugüne dek çalıştığı markalar arasında ise Coca-Cola, Grundig, Paribu, TROY, OkCupid gibi her sektörden örnekler mevcut.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.