Akılda kalıcı şarkılar yazan şirket: Jingle Jackson

Jingle Jackson Kurucusu Emre Irmak ile reklam şarkısı, jingle ve reklam müzikleri üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Reklam şarkısı ve jingle arasındaki farkları, müziğin filme ve senaryoya olan katkısını ve jingle’ın avantajlarını ‘Hep akılda kalıcı şarkılar yazan bir şirket olmak istedik.’ diyen Jingle Jackson Kurucusu Emre Irmak’tan detaylı bir şekilde dinledik.

Necla Eylül Durukan 15 yıldır reklam müzikleri, film-dizi müzikleri, single-albüm prodüksiyonları alanında projeler üzerinde çalışıyorsunuz. Tecrübeleriniz doğrultusunda reklam şarkısı yazmak ve jingle yaratmak arasındaki farklardan bahsedebilir misiniz?

Emre Irmak Jingle dediğimiz şey kelime anlamı olarak kısa müzik demek. Jingle dediğimiz şey aslında bir filmin altında kısa müzik demek, senaryoya göre müzik yapıyorsunuz. En sona sadece filme ya da markaya ait sinyal dediğimiz melodiyi bulmak kalıyor. Örneğin Hoppi veya Akbank’a yaptığımız gibi… Son dönemlerde markalar bunu şarkıya çevirmeye başladı. Hedef kitleye ne anlatmak istediğine bağlı olarak şarkının sözleri de uzun olmaya başladı, daha çok şey anlatmaya başladı.

Biz de daha uzun şarkılar yapmaya başladık örneğin en son “Anlaması lazım, tam benim tarzım” diye bir şarkı yaptık, hatta Spotify’a düştü.

Reklam sektörü bir de şunun farkına vardı; ‘reklam filmine jingle yaptıralım değil de markamızın şarkısı olsun’ diye düşünmeye başladılar. Bunun için cover şarkıları da çok kullanılmaya başlandı. Teoman’dan, Sezen Aksu’dan, MFÖ’den alınıyor…

Kısacası aradaki fark bu; bir tanesi uzun oluyor, altyapısını albüm yapar gibi yapıyoruz ve canlı enstrümanlar kullanıyoruz.

Necla Eylül Durukan Reklam filmleri için çalışılan belirli müzikler insanların aklında kalıcı etki yaratabiliyor, hatta dillerine dolanabiliyor. Müziğin senaryoya ve marka kimliğine nasıl katkıları oluyor?

Emre Irmak Biz ismimizi neden Jingle Jackson koyduk? Aslında burada bir gönderme yapıyoruz Michael Jackson’cılık oynuyormuşuz gibi… Bu şirketi kurarken hep akılda kalıcı şarkılar yazan bir şirket olmak istedik, sadece reklam jingle’ı yapmak değil. Michael Jackson’da hitler yarattı ve dünyadaki bütün hitlerin aslında temel öğesi akılda kalıcı melodiler bulmak. Mozart’ı Mozart, Beethoven’ı Beethoven, Chopin’i Chopin yapan aslında çok akılda kalıcı melodiler yapmaları. Bugün bunu duyduğunuzda anında Mozart’ın hangi senfonisi olduğunu biliyorsunuz.

Aynı şeyi markalar için yapmaya çalışıyoruz, markanın bir sloganı oluyor biz de onu akılda kalıcı bir melodiye dönüştürüyoruz ama biraz da şarkı formatına getiriyoruz. Aslında ana amacımız akılda kalıcı bir şarkı yaratabilmek, onun nakaratı aslında jingle’ın akılda kalıcı bir bölümü gibi oluyor.

Necla Eylül Durukan Müzik bütçelerini film bütçeleri ile kıyasladığımızda daha kısıtlı bütçesi olan reklamverenler için avantajlı bir durum ortaya çıkıyor. Bu durum başka ne gibi fırsatlar doğuruyor?

Emre Irmak Reklam filmi çekmek çok pahalı bir şey; çalışanlar, kameramanlar, montajı, cast’ı… Aslında jingle yapmak markalar için daha hesaplı ve daha çok mecrada yer alabiliyor. Film çektiğiniz zaman sinemada, internette ya da televizyonda izlenebiliyor ancak jingle yaptığınız zaman radyoda dinleyebiliyorsunuz ya da mesela bankalarda bekleme müziği diye bir şey var, burada karşınıza çıkabiliyor. En çarpıcı noktası da; gün içerisinde bir film izlediğinizde gözünüzün önüne görüntüler gelmez ama melodi akılda kalıcı oluyor. Jingle’ın en önemli özelliği akılda kalması. Film bütçelerine göre daha hesaplı olduğu için markalar bu yöne doğru gitmeyi tercih etti. ‘Mutlaka iyi bir jingle’ımız / şarkımız olsun radyoda, internette yayınlansın’ diyorlar.

Bu yazı ilk kez Campaign Türkiye’nin 92. sayısında yayımlandı.  

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.