Ajans – reklamveren ilişkileri

Uzun süren ajans – reklamveren ilişkileri, bir marka için yapılabilecek en doğru ve anlamlı yatırımların başında geliyor. Her geçen gün markanın iş hedeflerini daha iyi anlayan, gerçek bir ortaklık şeffaflığında hareket eden bir ajans ve marka ekibi için başarı kaçınılmaz. Ancak bu başarıyı birlikte yakalayabilmek her zaman hedeflense de bu ilişkideki sihirli kavram çoğu zaman atlanıyor. Tüm ilişkilerde başarının olmazsa olmazları vardır, bunlar ajans – reklamveren ilişkisinde de değişmez. Bunlara dürüstlük, kesintisiz ve şeffaf iletişim ve birbirini anlamak diyebiliriz. Ayrıca bir de “gönüllülük” kavramı, tıpkı ikili ilişkilerde olduğu gibi “gönlü olmak”… Müşterinin o ajansla çalışmaya gönlü olmalı ve tabii ajansın da reklamverenin markası için her zaman bir adım öteye gitmek için gönlü olmalı. Bazen ajans müşteri ilişkileri bir sunum hazırlığı nedeniyle bozulabiliyor ya da bir sosyal medya postu iki tarafı da üzebiliyor. Oysa karşılıklı olarak bu marka için çalışmaya gönüllü olmak çok önemli ve her türlü krizi çözebilmenin anahtarı. Sık aralıklarla konkur açan ancak halihazırdaki ajansları ile güzel işler yapmış markalar görüyoruz bazen. Kararlarının nedenini sorduğumuzda reklamverenin ilişkinin bir noktasından sonra o ajansla çalışmaya gönlü olmaması veya ajansın o müşteri için kendini biraz daha zorlamaya gönüllü gibi davranmaması.

Halbuki her iki tarafın da gönlü varsa aslında her türlü zorluk kısa sürede aşılabiliyor. Kendini iyi ifade edebilen bir ajans ve reklamveren birbirine karşı anlayışlı ve dürüst olduğunda en zor krizler hızlıca atlatılabiliyor. Bunun tam tersi hallerde ise bir günde çözülebilecek bir iş iki ay sürmüş, sinirler gerilmiş, ilişkiler toparlanamayacak kadar yıpranmış bir hal alabiliyor. Karşılıklı eşitlik ve birlikte çalışmaya gönüllü olmak aslında tüm ilişkileri ve işleyişi kolaylaştıracak olan bir yaklaşım. Her ne kadar hepimiz birer profesyonel olarak iş ilişkilerine kişisel yaklaşmasak da günün sonunda bu ilişkileri de insanlar kuruyor ve sürdürüyor. İşte tam bu yüzden ajans reklamveren ilişkisi de her iki tarafça önemli bir kişisel ilişki gibi ele alınmalı, bu hassasiyetle kurulmalı ve sürdürülmeli.

Ela Gökkan Savcı
Reklamcılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Ağustos 2017 sayısında yayımlanmıştır.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.