adidas Originals, orijinallikte sınır tanımıyor

adidas Originals, Nişantaşı’nda açtığı konsept mağazasıyla beraber İstanbul’un şehir kültürünü kucaklayan etkinlikleriyle ikonik EQT serisinin iletişim çağında yeniden doğuşunu kutluyor.


Ece Şakarer, Neslihan Kohen, Selin Molinas…

adidas Originals, geçmişte spor amaçlı tasarlanmış ürünlerin günümüze uyarlanması ile oluşan ve şimdi de modaya yön veren, sokak stilinin en ilham veren markası.

Tüm Originals ürünlerinin, başka hiçbir markada var olmayan bir özelliğe, yani ayrı birer hikayeye sahip olduklarını söylemek mümkün. adidas Originals ailesine ait ikonik ürünler de kültür değişimlerinin, akımların simgesi oldu. Örneğin RUN DMC’nin my adidas şarkısını, Oasis’in solisti Noel Gallagher’in ayaklarında ikonikleşen kırmızı Gazelleri, Fred Durst ve Korn’un sevgileri sebebiyle müziklerine bir dönem adidas rock dendiğini hepimiz hatırlıyoruz.

2017 yılında adidas Originals, “Orijinal asla bitmez” diyerek, eğer bir şeyin sınırlarını yeteri kadar zorlar ve ileriye götürürsen, yeniden orijinal hale gelir felsefesiyle yola çıkıyor ve orijinal olmanın özünü sorguluyor. adidas Originals’ın yeni sezonda en heyecan veren tasarımlarından biri ise EQT. EQT, 90’ların kültürel değişimine bir cevap olarak yaratılmış. Bugün yeniden doğuşunun iletişim çağına denk gelmesi ise bir tesadüf değil. adidas Originals’da her şeyin bir hikâyesi var.

 

Seda Büktel: EQT’nin “Esas olan her şey, olmayan hiçbir şey” mottosunun arkasında yatan felsefe, bunun anlamı nedir? 

Neslihan Kohen: 80’lerin sonu, dünya ilerliyor. İnternet hayatımıza giriyor ve tüm dünyaya, tüm insanlara ve tüm kültürlere erişebiliyoruz. Berlin’de ise bir başka bariyer yerle bir oluyor, Berlin Duvarı yıkılıyor. Böylece, 80’lerin ihtişam ve glam kültürü, 90’ların “her şeyi boş ver” felsefesine yerini bırakıyor. Artık her şeye ulaşabiliyoruz, her şeyi moda ya da trend yapabiliyoruz; dönem adeta renkli bir kaos. Dünya bu ‘çok’a doğru ilerleme dönemindeyken, adidas da cesur bir adım atıyor ve yüzünü köklerine dönmeye karar veriyor. Tüm pazarlama trendleri ve popüler kurallar geride bırakılarak şu felsefe benimseniyor: Gereksiz olan her şeyden sıyrıl, esas olan her şeyi al, esas olmayan hiçbir şeyi dahil etme. Amaç, yalnızca sporcunun ihtiyaçlarını karşılayan bir “ekipman” yaratmak. Düşünürseniz, ekipman kelimesinin doğasında gereklilik fikri var. EQT serisi de tasarım ilhamını işte bu fikirde buluyor ve sokak stili dünyasında damgasını vuruyor. EQT’nin tasarımı, globalde en büyük ilham kaynaklarından biri ve kültür ile yakın ilişki içerisinde. Bizim Nişantaşı mağazamızda gerçekleştireceğimiz etkinlikler gibi, global de belirli mekanları sahiplenerek, atölye, söyleşi ve konserlerle EQT ilhamını paylaşıyor.

Zamanın ruhuna, adidas’ın bir cevabı: Esas Olan Her Şey, Olmayan Hiçbir Şey.

 

Seda Büktel: Ayakkabı, ya da daha özel olarak sneaker dediğimiz kıyafet temel bir ihtiyaçtan çok öteye taşınıyor ve insanları bir kültürün parçası haline getiren bir dress code oluyor. Nişantaşı’nda yeni açtığınız konsept mağazanızla beraber İstanbul’un şehir kültürünü harmanlamak üzere ne gibi çalışmalar yapacaksınız?

Selin Molinas: Evet dediğiniz gibi bir stili tanımlarken onu var olduğu ortamdan bağımsız tanımlamak çok gerçekçi olmaz. Bu nedenle adidas Originals etkinliklerinde şehrin ilhamından hareketle, şehri ve Originals stilini yeniden tanımlamayı arzu ediyoruz. Originals ruhunu sanatçılar ile beraber yaşamak için bir takvim oluşturduk, burada müzik, tasarım, sanat dünyasından orjinalliklerini kendi sokaklarında temsil eden kişiler ile birlikte çalıştık. Eylül ayı etkinlikleri arasında akustik konserler, atölye ve buluşmaların yanı sıra ‘Takeover’ konsepti ile mekanlara orijinal ruhun taşındığı partiler de yer alıyor. Bunların bir kısmının mekanı Nişantaşı mağazamız olacak. Bazı parti ve söyleşiler de yine İstanbul’un şehir kültürünü yansıtan özel mekanlarda gerçekleşecek.

Kısacası İstanbul’un asıl kültürünü oluşturan Eylül ayı etkinliklerimizde yer alan bu sanatçılara, bir sahne yaratmayı hedefliyoruz.  Nişantaşı mağazası da bu ilhamımızın kaynağı. Yaydığımız ilham, adidas Originals Nişantaşı ve diğer açtığımız Originals mağazalarıyla tüm şehre yayılıyor. Biz de, beraber çalıştığımız isimlerin hepsinden ilham alıyoruz çünkü hepsi birer yaratıcı. Bu yaratıcıların ilhamını tüm şehre yaymak Originals’ı orijinal yapan unsurların birer yansıması.

 

Seda Büktel: Eylül ayında gerçekleştireceğiniz etkinliklerin hedefi nedir? Katılımcıları neler bekliyor olacak?

Ece Şakarer: Şehir ile birlikte yaşayan ve etkileşimde olan bir marka olarak etkinliklerimizin de şehirden bağımsız olması düşünülemez. adidas Originals’ın her zaman kültür, müzik ve sanat ile yakın bir ilişkisi var ve etkinlik katılımcıları da Nişantaşı mağazamızı bu ilişkiyi yaşayabileceğimiz bir mekan, bir buluşma noktası olarak bulacaklar. Burada düzenli olarak gerçekleştireceğimiz etkinliklerin Eylül takviminde, Originals’ın yaratıcı ruhu ile çok uyuşan isimleri misafir ediyor, ilhamımızı onlarla paylaşıyoruz. Örneğin mağazada bir konser verecek olan BUBİTUZAK, şehrin müzik sahnesinin önemli gruplarından biri. Aynı şekilde, Aga B de ana akıma alternatif gelebilecek ancak şehrin sokaklarını gerçekten yaşayan insanların çok iyi bilip takip ettiği, rap sahnesinin yükselen değerlerinden biri. 21 Eylül tarihinde ise adidas Originals’ın global ekibinden Kıdemli Tasarım Direktörü Erman Aykurt ile Global Ürün ve Sürdürülebilirlik Projeleri Müdürü Selin Brecht’i bir söyleşi için misafir edeceğiz. adidas Originals’ın çok değerli tasarım ilhamını ve marka ruhunu paylaşacakları bu söyleşi, çok besleyici olacak. İlham alacağımız tasarım, dövme atölyeleri gibi etkinlikler ve de Arnavutköy sokaklarına taşıyacağımız partimiz Eylül takvimini oluşturan diğer aktivasyonlarımız.

 

Seda Büktel: “Key City” ekibi kimlerden oluşuyor ve neler yapıyorlar?

Neslihan Kohen: Ekipten bahsetmeden önce belki biraz Key City’den bahsetmek gerekir. adidas Originals’ın global projesi olan Key City’nin özündeki felsefe, ‘Şehirleri kazanırsan o ülkeyi de kazanırsın’. Bu içgüdüyle dünyanın büyük şehirleri bu proje içinde çeşitli sıralamalarda yer alıyor. İstanbul da bu şehirler listesine 18. sıradan eklendi. Biz de “key city” olarak seçilen İstanbul’un yetenekli isimlerine, ilhamına, pazarına ve sokaklarına yatırım yapıyor yani şehri ele geçiriyoruz. Kıdemli Pazarlama Direktörü Birim Gönülşen Özyürekli’nin yönettiği ekibin başında, markanın tüm iletişim çalışmalarını gerçekleştiren Kıdemli İletişim Müdürü Neslihan Kohen ve ekibi, Key City Aktivasyon ve Halkla İlişkiler Müdürü Selin Molinas ile Kıdemli Sorumlusu Ece Şakarer yer alıyor.


Birim Gönülşen Özyürekli…

Şehrin moda denilince kalbi olarak algılanan Nişantaşı mağazasında yaptığımız etkinlikler ve yenilikler planladığımız Key City projelerinin ana odağı. Her ay farklı bir takvimi olan kültürel etkinliklerimizi, adidas Originals’ın ilham alıp ilham verdiği sokaklarda kendi ününü kazanmış kanaat liderleri ile gerçekleştiriyoruz.

 

Seda Büktel: Global’de beraber çalıştığınız Rita Ora, Pharrell Williams, Stan Smith, Alexander Wang gibi birbirinden ünlü isimler var. Türkiye’de de bu tarz iş birlikleri olacak mı?

Selin Molinas: Bu isimlerin hepsi özgün, duyarlı ve yaratıcı kişilikleri ile tüm dünyaya ilham veren isimler. adidas Originals bu birliktelikleri, global seviyede, küresel etkileşimi en üst düzeyde olan isimlerle yapmaya devam edecek. Türkiye’de de bu isimlerin marka algısına olan olumlu etkisine şahit olmaya devam ediyoruz.

 

Bu röportaj ilk olarak Campaign Türkiye Eylül 2017 sayısında yayımlandı.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.