3D Print teknolojisini yerinde gördük: Zaxe

Ofis sayfalarımızın bu ayki konuğu Lift Content Factory’nin yatırımcıları arasında bulunduğu Zaxe oldu. 3 boyutlu yazıcılarıyla ve ürünleriyle ilgimizi çeken ofisi ziyaret ettik. Kamer Yılmaz

Herhalde bundan 15-20 yıl önce birisi gelip yazıcıyla 3 boyutlu nesneler yaratabileceğimizi söylese pek de ihtimal vermez, bilim kurgu kitabı yazmasının kendisi için çok daha iyi olacağını söylerdik. Ancak artık drone’ların etrafımızda dolaştığı, sanal gerçeklik gözlüğü fiyatlarına baktığımız ve wi-fi olmadığında isyan ettiğimiz bu dünyada, 3D baskı hayatımızda önemli bir yer kaplamaya hazırlanıyor.

Bir nesneyi sıfırdan üretebilen bu teknoloji hemen üst katımızda yer alınca ürettiklerine bakmadan edemedik. Daha önce Stuff ekibinin anlattığı Küçük Prens’i göremedik ama plaza kadınlarının vazgeçilmezlerinden kırmızı topuklu ayakkabı ve birebir modellenen kalp epey ilgimizi çekti. Daha önce Perpa Ticaret Merkezi’nde oldukça küçük bir alanda faaliyet gösteren Zaxe’ın üretimi artınca aynı merkezde ikinci bir ofis tutma yoluna gidiyor. Ancak bu ofis de yeterli gelmeyince Sanayi Mahallesi’nin yeni sakinlerinden biri oluyor. Yeni yerlerinin sağladığı genişlik sayesinde de seri üretime geçiliyor. Ofiste depo, üretim, test ve servis bölümleri yer alıyor. Kurucularından Baki Gezgen test sürecinin önemini vurgularken, “Pazarda yer aldığımız için hataya yer vermiyoruz” diyor.

Sadece üretim değil aynı zamanda  eğitimler de veren Zaxe Yönetici Ortaklarından Koray Kurhan da maker atölyeleri kurmak isteyen okullara teknolojik ve eğitim bilgi desteği verdiklerini anlatıyor.

Koray Kurhan – Zaxe, Yönetici Ortağı “Aslında 3 boyutlu yazıcıları dünyadaki yeni ekonominin en önemli üretim araçlarından biri olarak sayabiliriz. Artık 1960-70’lerdeki gibi ağır sanayi hamleleriyle değil, katma değerli üretimler yaparak gelişmeyi sağlamak gerekli. Bu noktada biz de Zaxe olarak Türkiye’de ticarileşmiş olarak ilk 3 boyutlu yerli yazıcıyı üretmemizin yanı sıra, bu ürünle neler yapılabileceğini her yaştan kesime öğretmek için bir çok faaliyette bulunuyoruz. Bunlardan en önemlisi yeni eğitim metodolojisi olan STEAM (STEAM: Science-Fen, Technology-Teknoloji, Engineering-Mühendislik Art- Sanat ve Mathematics-Matematik alanlarının baş harflerinden oluşmakta ve bu alanların birbirine entegre edilmesi anlamına gelmektedir.) kapsamında ilkokul birinci sınıftan lise son sınıfa kadar tüm öğrencilere araştırıp üretmeyi sağlayan eğitim sistemi üzerinde hem Milli Eğitim Bakanlığı yöneticileriyle hem öğretmenlerimizle sıkı bir çalışma içindeyiz. Ofisimizin eğitim salonlarında dileyen öğretmenlerimizle eğitimler yapıyor, hem öğretmenlerimizi hem öğrencilerimize bu sistemi öğretmeye çalışıyoruz. Yine örgün eğitimde kullanılabilecek bir müfredatı eğitimcilerimizle beraber hazırlama safhasındayız. Yurdun birçok yerindeki okulların bilim şenliklerine katılıp hem atölyeler hem seminerler veriyoruz. Yine bizleri çağıran birçok üniversitemizde konferanslar düzenleyip hem üniversiteli kardeşlerimiz hem de akedemisyen hocalarımızla beraber “4. Sanayi Devrimi – 3 boyutlu yazıcı dünyası – eğitimde 3 boyutlu yazıcılar “ gibi konularda tartışmalar yapıyoruz. Eğitim hayatını bitiren her daldan genç mezunun 3 boyutlu üretim teknolojilerini nasıl kullanacaklarını bilmesi ülkemiz için çok büyük bir avantaj. Maker atölyeleri kurmak isteyen okullarımıza ayrıca teknolojik ve eğitim bilgi desteği veriyoruz.” diyor.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Haziran 2016 sayısında yayınlanmıştır.

 

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.