2018’de gerçeğin boyutu değişiyor!

GroupM Data Analytics & Services’ten Aslıhan Delice ve Simge Ayzit 2018 yılında tüketicileri ve pazarlamacıları etkileyecek 6 ana trendi yazdı.

2018’de gerçeğin boyutu değişiyor!

Dijital çağ ve teknolojik gelişmeler hızla değişen ve gelişen trendlerin doğmasına neden oluyor. Bunun yansımalarını yemekten kozmetiğe ve perakende alanına kadar çoğu sektörde görüyoruz. Şirketler kendilerini bu dünyaya adapte edebilmek için her geçen gün yenilikler uygulamaya çalışıyorlar. İhtiyaçların bu kadar hızlı değiştiği bir dünyada, markalar ve pazarlamacılar giderek artan sofistike bir tüketici dünyası yaratıyorlar. Bu dünya bize yeni bir görsel anlayış, yeni marka temsiliyetleri ve giderek artan bir şeffaflık sunuyor. Tüketici verilerine erişimimiz artarken datanın gizliliği konusu da gündeme geliyor. Etik kuralların öneminin giderek arttığı; gerçek, samimi ve insan odaklı şirketlerin öne çıktığı bir dünyaya doğru yol alıyoruz. Önümüzdeki dönemde tüketicilerin hayat ve davranışlarını etkileyecek ve trendlerin temelini oluşturan bu ana başlıklara bakalım.

1) Güveni tekrardan inşa etmek önemli hale geliyor

Yaşanan terör olayları,toplumların giderek milliyetçi tutumlar sergilemesi ve ekonomik kriz gibi sebeplerle hükümetlere, medyaya ve markalara olan güven azalıyor. Artan popülizm ve kutuplaşma da bu durumu körükleyen faktörler arasında. Bu nedenle, 2018’de markalar, tüketicilerin güvenini geri kazanma konusunda adım atacak stratejiler üretmeli. Tüketicinin kurumlara ve markalara olan güveni zaman içerisinde zedelendi. 2018’de bu güveni yeniden kazanmak için sadece markanın köklü ve bilinen bir marka olması yetmeyecek. Kendi sektöründe ilklere imza atması, tüketiciyi etkileyecek cesur hamleler yapması ve dürüst bir iletişimi benimsemesi gerekecek.

American Apparel, Ağustos 2017’de, e-ticaret sitesinde yeniden faaliyete geçti. ABD merkezli marka, konfeksiyonunu Amerika’da üretmekle ünlü olmasına rağmen sitede yer alan bazı giyim ürünlerini ‘Global Made’ olarak etiketledi. ABD’de üretilmeyen ürünlerden yüzde 20 daha fazlasına mal olan Amerikan yapımı ürünlerin fiyatlarını da müşterilerine şeffaf davranarak açıklıyor. Yeni web sitesinde aynı zamanda reklamcılıkta çeşitlilik, American Apparel çalışanları için sağlık bakım fırsatları ve geri dönüştürülebilir giyim üzerine odaklandıklarını gösteren manifestolar da var.

Bireylerin birbirine güvenerek yarattığı ekonomi: Blockchain

Dünyada yaşanan ekonomik krizler beraberinde ciddi bir güven eksikliği yarattı. Bu da beraberinde ekonomide devrim niteliğinde yeni bir kavramla bizleri tanıştırdı.

Son dönemlerde; 2012 yılında 100$ bitcoin alan tanıdıklarımız ve bugün nasıl milyoner oldukları gündemimizden düşmeyen önemli bir konu. Blockchain pazarı kendi içinde büyük bir yapıya dönüşürken kripto para birimleri her geçen gün daha da fazla değer kazanıyor.

Günümüzde halen büyük bir bölümümüz kripto para birimlerine güven duymakta zorlanıyoruz ancak karşıt görüşe sahip olanların olmasıyla birlikte, ekonomistlerin bir bölümü yakın zamanda kripto para birimi kullanmanın kredi kartı kullanmaya benzeyeceğini belirtiyor.

2) Yeni nesil tüketiciler şeffaflık arayışında

Bilginin hızlı ve kolay bir şekilde erişebilir olduğu günümüzde, tüketiciler samimi ve şeffaf markaları tercih ediyor. Bu da onların gözünde şirket kültürünün markayı tanımlayan bir unsur haline gelmesini sağlıyor. Yani; kurum kültürü sattığınız ürünün de algısını belirleyecek. Çalışanlarınıza verdiğiniz değer, onlar için yarattığınız çalışma ortamı ve bunun yanında tüketicilere ne gibi faydalar sunduğunuz farkınızı ortaya koyacak çünkü kurum kültürünüz markanızın da kimliğini belirliyor. Bu duruma sigarayı bırakmalarını sağlamak için sigara kullanmayan çalışanlarına 6 günlük ekstra tatil izni vereceğini açıklayan Japon pazarlama şirketi Piala örnek verilebilir.

3) Dijital göçebeler

Millenial’ların başlattığı ve Z jenerasyonu ile başka boyutlara taşınan yeni bir çalışma anlayışı ile karşı karşıyayız. Bu kişilerin çalışma şartlarına bakış açısı ve kariyer hedefleri bir hayli değişik. İşlerin dijital ortamlara aktarılması, internetin çok daha hızlı ve yaygın hale gelmesi, internet üzerinden iletişim ve çalışma imkanı sunan uygulamaların geliştirilmesi, mobil cihazların kullanım kolaylığı gibi sebeplerle artık eskiye göre çok daha fazla insan, çalışmak için iş yerine gitme ihtiyacı hissetmiyor. Eskiden Amerikan Rüyası, mezun olup iyi bir işte çalışmaktı şimdi ise özgür olmak ve hayatı özgürce yaşamak en büyük hedef. Wifi’ın olduğu herhangi bir yerde çalışabilen, seyahat ederken ve insanlarla tanışırken içerik üreten sürekli mobil bir nesilden bahsediyoruz. Yeni şirketler de dokuzdan beşe olan mesai saatlerini değiştirmeyi kolaylaştırıyor. Remote Year, bu girişimlerden biri. Dünyanın dört bir yanından yapılan başvurular neticesinde 75 kişinin seçildiği projede, her yıl başka bir rota çiziliyor. Uzaktan çalışarak işini yürütebilen ve yeterli bütçesi olan herkes başvurabiliyor. Takımlar belirlendikten sonra da gittikleri şehirlerde hem çalışıyor, hem geziyor hem de yeni iş bağlantıları kuruyorlar.

4) Dünyayı değiştirmeyi amaçlayan fenomenler

“Influencer” kavramı ile bir süredir yakından tanışıyoruz. Ancak 2018’de influencer kavramı sosyal sorumluluk ile birleşiyor. Sahte takipçiler ve satın alınan beğeniler ile şekillenen sosyal medya ortamında yeni bir influencer anlayışı ortaya çıkıyor. Bu insanlar “cool” olma kaygısı taşımıyor. Bunun yerine dünyayı değiştirmek gibi bir inançları var. Sosyal adalet ve cinsiyet eşitliği, dünya barışı gibi konularda kitlelere öncülük yapıyorlar. Yani bu insanlar “uyanışın temsilcileri”. 2018’de “influencer” stratejilerini bu yönde değiştiren ve bu yeni akıma destek sağlayan markalar kazanacak.

2018’de gerçeğin boyutu değişiyor!

Under Armour, Ekim 2017’de Rio Oyunları’ndaki Mülteci Olimpiyat Takımı’nı temsil eden Suriyeli bir mülteci olan 19 yaşındaki Yusra Mardini’nin markanın yeni yüzü olduğunu açıkladı. Under Armour, duyuruyu 90 saniyelik bir video ile gösterdi; burada Mardini, Suriye’den Avrupa’ya yolculuğunu anlattı. Reklam “Acınızı Güce Dönüştürün” mesajı taşıyor.

5) Gerçeğin boyutları değişiyor

Yaşanan teknolojik, ekonomik ve toplumsal olaylar ile değişen tutumlar ve sonsuz seçenek olanakları geleneksel alışkanlıkların ve sosyal normların değişmesini sağlıyor. Hızla hayatımıza giren yapay zeka, yüz tanıma teknolojileri ve sanal gerçeklik gibi teknolojik gelişmeler bugünlerde yeni bir soruyu gündeme getiriyor: Bu teknolojiler, insanlığın yararına kullanılacak mı?

Artık karmaşık yaşam tarzlarına sahip tüketiciler, yaşam becerilerini geliştirecek, günlük görevlerinde onlara yardımcı olacak veya kişisel yaşam hedeflerini gerçekleştirmelerine katkıda bulunacak markaları tercih ediyorlar. Markalar da bu anlamda adımlar atmaya başladılar. Herkesin yakından takip ettiği en ünlü robot Sophia farklı ülkelerde yatırımcılarla bir araya geliyor ve konferanslara konuşmacı olarak katılıyor. Daha da ilginç olan yanı ise Sophia’nın The Tonight Show’a katılıp, Jimmy Fallon ile sohbet etmesi! Dijital asistanlar ve chatbot’lar hayatımızdaki varlıklarını sürdürürken, artık eğlendirmek, eğitmek, arkadaş olmak için sanal kişilikler; yani robotların dönemi başlıyor.

2018’de gerçeğin boyutu değişiyor!

A-Ticaret (Automated Commerce) geliyor

Online ticaret ile başlayan serüven, sosyal ticaret ve mobil ticaret olarak devam ederken, 2018 perakendeye yeni bir trend getiriyor: Otomatik ticaret. Yapay zeka, drone teknolojisi gibi sistemler kullanan uygulamalar ile tüketiciler ürün bulma, pazarlık, teslimat, satın alma gibi aktivitelerini otomatikleştirerek zamandan kazanacaklar. Finery adlı uygulama bu kaynaklardan biri. Uygulamayı indirdiğinizde e-posta hesabınızla senkronize oluyor ve sanal gardrobunuzda size uygun seçilen ürünler ekleniyor. Tüketiciler bu ürünlerden bir alışveriş listesi oluşturabildikleri gibi, uygulama bildirim göndererek tüketicileri indirimlerinden de haberdar ediyor.

6) Dünyanın daha iyi bir yer haline gelmesi için büyük verinin kullanımı

Datanın hayatımıza her geçen gün daha fazla dahil olmasıyla birlikte, data kullanımının farklı versiyonları ile karşı karşıyayız. Veri paylaşımı söz konusu olunca tüketicilerin şirketlere olan güveni de sarsılmaya başlıyor. Son dönemlerde yasal düzenlemelerin de etkisiyle şirketler kişisel verinin gizliliği ile ilgili adım atmaya başladı. İş sonuçlarımızı iyileştirmek ve zenginleştirmek için tüketici verilerini kullanmak şirketler için büyük bir fırsat; ancak 2018’de tüketicilerin güven duygusunu ve aradaki bağı güçlendirmek adına da adımlar atmalıyız. Bu nedenle şirketlerin / devletlerin son dönemde verileri insani ve yardımsever bir amaçla kullanmaya başladığını görüyoruz. Bu da datanın sosyal sorumluluk ile birleşmesine doğru gidiyor. İstatistiklerin sadece bir veriden ibaret olmadığını, güçlü bir içgörü ile desteklendiğinde insanlığın yararına kullanılabilecek ve dünyayı değiştirebilecek yönde bir gücü olduğunu göreceğiz. Sosyal medya verileri ile, kişilerin paylaşımları üzerinden satın alma gücü, davranış ve önceliklerinin nasıl değiştiğini artık görebiliyoruz. Ayrıca mobil veriler sayesinde, felaketler sonrasında bölgesel olarak yaşanması muhtemel ya da yaşanan hastalıklar tespit edilebilir bu sayede daha erken müdahale edilebilir hale geldi.

Özel sektörde bu tip yöntemlerle çalışma yapmak yaygın bir alışkanlık olsa da kamu sektöründe bu tip araştırmalar hayatımıza yeni girmeye başladı. Bu nedenle 2018’de özel sektörün bu alandaki bilgi birikimini kamu ile paylaşması ve toplum yararına ortak projeler geliştirmesi önemli konulardan biri olacak.

2018’de gerçeğin boyutu değişiyor!

Aslıhan Delice
GroupM Data Analytics & Services

 

 

 

2018’de gerçeğin boyutu değişiyor!
Simge Ayzit
GroupM Data Analytics & Services

 

 

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Ocak 2018 sayısında yayımlandı.

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.