‘Nezaket’

 Yazarlar 20 Mart 2017 Ömer Erdem

Dergi editörlerimize, biz yöneticiler dahil, her gün onlarca bülten ulaşıyor. Kampanya duyuruları, reklam filmi künyeleri, atama duyuruları, yeni müşteri, ajans değişikliği, konkur sonuçları, ödül haberleri vs... Hepsi biz sektör yayınları için çok önemli içerikler ve hiç şüphe yok ki bu çalışmaların sahipleri için de...

Gelelim bunun bizlerle paylaşılma şekline. Örnek bir reklam filmi olsun. Bir film planlanırken marka özendiği ürünü için bir brief hazırlar. Ajansı ile paylaşır, en iyi ekipler, en iyi müşteri, strateji, yaratıcı ekipler hummalı bir çalışmaya girerler, onay süreçleri, bütçeler, prodüksiyon şirketi bulunur, en iyi yönetmen olsun istenir, post safhasında heyecan zirveye çıkar bir yandan da en iyi erişimi sağlamak için medya planlama ekipleri mevcut bütçe ile en yüksek verimi almayı hedefler, dijital hedeflemeler yapılır... Herkes kenetlenmiş, patronlar, ajans başkanları dahil yapılan işten çok memnundur ve sadece tüketici ile değil biz sektör yayınları ile de paylaşılır bir gelenek olarak. Bütün süreçlerdeki o titizlik, ihtimam aynı şekilde devam ediyor mu, derseniz... İşte burada ‘maalesef’ demek durumundayım. Kimi zaman çalakalem bir mail, ‘assistant to ceo’ dan gelen ve tüm dergilerin editör ekiplerinin aynı CC’de olduğu bir mail, sonunda da isim yerine sadece ismin baş harfi, ya da imla hatalarıyla dolu bültenler, ‘rica’dan uzak ültimatom tonunda mailler, CC’de de başkan olsun ki önemsensin ya da editör arkadaşlarımızla paylaşılırken bizler de CC’ye konulur ki daha fazla önemsensin, hatta ve hatta medya planlama şirketlerinden gelir bazen hiç alakası yokken ki mesaj başkadır.

Çok nadir de olsa bu konuda serzenişlerimizi paylaşırız, kimi zaman bunu telaşa, yoğunluğa verir unutur gideriz ama bu iletişim zincirinin kopma sebebi o asistan ya da dağıtımı üstlenen junior çalışandan ziyade kurumların DNA’sında saklıdır. Sayfalarımız herkese eşit mesafede açık ama editörlerimiz de önüne gelen her haberi giren birer robot değil.

Yukarıdakiler bir yana işini gerçekten önemseyen kişiler, toptan kalite ve ‘nezaket’i benimsemiş ‘kurumlar’ın temsilcileri bizleri öyle bir bilgilendirir ki biz de o heyecanın bir parçası olur ve yapılan işi benimseriz. Bu kimi zaman bir WhatsApp mesajı ile kimi zaman da düzgün hazırlanmış, künyesi eklenmiş sadece ama net ve en önemlisi ‘samimi’ bir yazı ile paylaşılır. Onları da hem dergi hem de elektronik sayfalarımızda daima baş köşelerde görebilirsiniz, tıpkı söz konusu eserde emeği geçenlerin gururla sahiplendiği gibi.

Bu ay dergimizi iki pırıl pırıl genç kıdemli editör liderliğinde çoğunluğu kadın editörlerden oluşan bir ekip hazırladı. ‘Filli Boya’ nın 8 Mart Kadınlar Günü için hazırladığı o muhteşem film hepimizi çok etkiledi. Biz de Campaign Türkiye olarak bu durumdan ekstra bir mutluluk duyduk. Son olarak geçtiğimiz yıl şehir değişikliği yaparak huzuru kaosa tercih eden içerik koordinatörümüz sevgili Akın Arslan Kristal Elma’ydı, yıl sonuydu, yılbaşıydı, ekip eksikti diyerek uzaktan ve şehirlerarası yaptığı mesaiden nihayet kurtulabildi, umarız biz de onun yolundan gidebiliriz. Kendisine de titiz ve özverili çalışmaları sebebiyle teşekkür ediyoruz.

 

Ayrıca kapak tasarımı için TBWA\Istanbul’a teşekkür ederiz.

 

Sevgiler

 

Ömer Erdem
Lift Content Factory Kurucusu
@omerdem

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Mart 2017 sayısında yayımlanmıştır.

Yorumlar (0/0)

Güvenlik kodunu hatalı girdiniz.


Input symbols

EN ÇOK OKUNANLAR