“İtibar Araştırmaları”

 Yazarlar 16 Mayıs 2017 Campaign Türkiye

“Ölçemediğin şeyi yönetemezsin!”

20. yüzyılın en önemli yönetim bilimcisi kabul edilen Peter Ferdinand Drucker’ın bu sözünü işitmeyen yoktur. Artık, kurum ve marka iletişiminin tamamen ayrıştığı bir dönemin içindeyiz. Pazar araştırmaları, nasıl ki markanın hedef kitle ile olan iletişimine yön veriyorsa, kurumun paydaş iletişimine de itibar araştırmaları yön vermektedir. İtibar araştırmaları; kurum değer ve politikaları ile ‘tutarlı’ ve ‘özgün’ bir itibar yönetiminin barometresidir. Aksi halde rakiplerin veya beğenilen kurumların taklit edilmesi tuzağına düşmek kaçınılmaz olur.

Bu araştırmalarda; benchmark alınan markanın, rakiplerin ve kurumun algısının paydaşlar tarafından birlikte değerlendirildiği ve itibar bileşenleri açısından notlandığı bir süreç izlenir. Paydaşların; kurum hakkında ne hissettiğine, kurumla ilgili bilgi kaynaklarının neler olduğuna, rakiplerine ve en beğenilen şirkete göre o markayı ya da kurumu nerede gördükleri gibi algılara ilişkin çok değerli verilere sahip olunur. Sonuç olarak hangi paydaş nezdinde hangi itibar bileşeninin –algısının- güçlendirilmesi gerektiğinin ipuçlarına ulaşılır. Bu da araştırmayı yapanı, paydaş nezdinde mesajların farklılaştığı, özgün ve kurum ihtiyaçlarına göre tasarlanmış bir iletişime götürecektir. Sözgelimi; kurumun bayilerinin, müşteri şikayet sistemi hakkındaki olumsuz düşünceleri ile basının kurumsal sorumluluk açısından olumsuz algılarının değiştirilmesi, tamamen farklı iletişim stratejisi ile mümkündür.  Son dönem araştırmalarında; elçilerin elçi olma nedenleri ve araştırma sonuçlarının medya analizleri ile birlikte değerlendirilmesi ile kapsam daha da genişletilmiştir. Araştırmaların sürekliliği (iki yılda bir düzenli, mümkünse her yıl yapılması) iş birliği yapılan ajans ve araştırma şirketlerinin kurumu çok iyi tanıması ve kurum iletişim hedeflerinin net olması gibi kritik başarı faktörlerine dikkat edildiği takdirde iş sonuçlarına olumlu etkisi kesindir. İtibarın en beğenilen –“siz odada olmadığınızda hakkınızda konuşulanlardır”- tanımına uygun bir yaklaşımla yönetilmesi ve odada hakkınızda iyi şeyler konuşuluyor olması, temel hedefi oluşturmaktadır. Bu hedefe yoğunlaşılmasını öneririm.

 

Alp Met
Kurumsal İletişimciler Derneği Üyesi

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Mayıs 2017 sayısında yayımlanmıştır.

 

Yorumlar (0/0)

Güvenlik kodunu hatalı girdiniz.


Input symbols

EN ÇOK OKUNANLAR