Renkli ve huzurlu bir ofisten eğlenceli işlere

 Perspektif 24 Temmuz 2017 Kamer Yılmaz

Birbirinden farklı ve kıpır kıpır karakterlerin nereden çıktıklarını merak ettik ve Animasyon Cumhuriyeti’nin yolunu tuttuk. Bu ay reklam dünyasının renkli karakterlerinin evini ziyaret ettik.

2014 yılında Publicis Yorum’a biraz flörtöz biraz sevimli ama sonuçta “gel beraber çalışalım” diyen bir video hazırlanmıştı. Türkiye’de pek sık örneği rastlamadığımız bir iş teklifiydi aslında. Ama tam da reklamcılık endüstrisine göre bir üsluptu. Animasyon Cumhuriyeti benim dikkatimi ilk o zaman çekmişti. Ardından yaptıkları işlere daha dikkatli bakar oldum. Özellikle son dönemlerde animasyonun endüstride daha fazla yer almasıyla beraber onlar da yaptıkları işlere her gün bir yenisini daha ekledi. Peki Animasyon Cumhuriyeti nerededir, nasıl çalışır, nasıl bir ortamı vardır? İşte bu ay Campaign Türkiye ofis sayfalarının konuğu...

Şehrin ortasında huzur

Daha önce Gayrettepe’de yer alan ofis, 90 metrekarelik bir alandan ve 2 kişilik bir ekipten 180 metrekarelik bir alana ve hemen hemen 11 kişilik bir ekibe geçiş yapıyor.

Ulus’ta şehrin en merkezi yerlerinden birinde iki katlı bir binada yer alan ajansın özellikle tercih ettiği bir yer. Hem pek çok yere ulaşımı oldukça kolay hem de son derece sakin. İçeriye girer girmez bizi müthiş sevecen bir köpek; Shaila karşılıyor.

Shaila’nın da bir etkisi var mı bilemiyoruz ama daha girişte sıcaklığı ve ev ortamını hissettik.

Açık ofis mantığını benimseyen ajans, giriş katında geniş ve son derece konforlu görünen bir alanda çalışmalarını gerçekleştiriyor. 9 kişilik ekibiyle bir postprodüksiyon şirketinin verdiği tüm hizmetleri verdiklerini belirten Lian Atamer, “anahtar teslim” projeler yaptıklarının da özellikle altını çiziyor.

Neden bu konumu ve binayı tercih ettiklerini sorduğumuzda hemen aşağıda yer alan bahçeli kısma geçiyoruz. Bir tarafta toplantı masası ve bir tarafta da Shaila ve Topiş’in (Animasyon Cumhuriyeti’nin muhteşem çifti; köpek ve kedileri) de yer aldığı son derece sakin, güneşli bir bahçe... Çünkü yaratıcılık ve konsantrasyon gerektiren bir işte çalıştıklarını belirten Lian Atamer, çalışanlara bunları sağlayabilmenin verimlilik açısından ne kadar önemli olduğunu anlatıyor.

Çok çalışmadan başarı gelmiyor

Her ne kadar belirli çalışma saatleri olsa da çalışanların iş programlarına ve işlerin yoğunluğuna göre saatlerde esneklik yaşanabiliyor. Duvarlar ve raflarda ekranlardan tanıdığımız pek çok karakteri görüyoruz. Sanat, bilim ve teknolojinin bir arada olduğu bu alanda çoğu zaman gülümseyerek ya da heyecanla baktığımız karakterlerin oluşması için de ciddi bir çalışma gerektiğini “çok çalışmadan başarı gelmiyor” diyerek hatırlatıyor Özgür Atamer.

Stajyerler önemli

Animasyon Cumhuriyeti’nde kurucularıyla yaptığımız sohbette en çok üstünde durulan konulardan biri de genç yetenekler, stajyerler oldu. Cannes Lions Uluslararası Yaratıcılık Festivali’nde de Future Lions kapsamında dikkat çeken bir konuydu endüstride gençlerin yer alamsı ve etkileri. Ajansın kurucularından Özgür Atamer de bu konuya dikkat çekiyor ve stajyerleri yetiştirmenin ne kadar önemli olduğunu vurguluyor.

Daha önce çalıştığı ajanslarda da stajyer seçimi, onların eğitimi, adapte olmalarını sağlamak, yeni yetenekleri keşfetmek gibi konulardan sorumlu olduğunu söyleyen Özgür Atamer, “çünkü aslında her şey kendini bir işe ne kadar adadığın ve o iş için ne kadar çalıştığınla ilgili” diyor.

Sadece Türkiye’den değil yurt dışından da yeteneklerle iletişime geçip ekiplerinde yer almalarını sağladıklarını anlatan Atamer “sadece Türkiye’deki değil, dünyadaki yetenekleri bulmaya çalışıyoruz” diyerek gençlerin ve yetenekli kişilerin önemini belirtiyor.

Brief her şekilde gelebilir

Genç ve yetenekli bir ekip, huzurlu ve eğlenceli bir ortam... Çalışmak için her şey hazır. Peki müşterilerle nasıl çalışıyorlar. Bir reklam kampanyası hazırlığında bile brief’in aktarılması, anlaşılması, özümsenmesi zorken iş animasyona gelince nasıl ilerliyor diye merak ediyoruz. Özgür Atamer bize Serdar Erener’in “müşteriye rağmen müşteriyle birlikte” sözünü hatırlatıyor. Bazen kısaca yazılmış bir Word belgesinde de brief’in gelebileceğini belirten Atamer, “müşteriyle birlikte müşteri için çalışıyoruz. Böyle olunca da başarılı ve hatta revizyonsuz işler ortaya çıkarabiliyoruz” diyor.

Son olarak 45. İstanbul Müzik Festivali için hazırladıkları çalışmayla da dikkatleri çeken Animasyon Cumhuriyeti hem hazırladıkları işlerdeki titizlikleriyle hem de bu işlerin ortaya çıkmasında rol alan çalışanları için hazırladıkları ofis ortamıyla bizleri bir hayli etkiliyor.

Animasyon Cumhuriyeti Ofis videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz:

Yaptıkları işlerle ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz internet sitelerini de ziyaret edebilirsiniz:

www.animasyoncumhuriyeti.com

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Temmuz 2017 sayısında yayımlandı.

Yorumlar (0/0)

Güvenlik kodunu hatalı girdiniz.


Input symbols

EN ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI Tüm Köşe Yazarları

Yapay zeka ve makine öğrenimi

Bülent Hiçsönmez -

Hadi paylaşalım!

Murat Çolakoğlu -

‘Nezaket’

Ömer Erdem -

İnan ki mümkün!

Murat Çolakoğlu -

Hikaye

Akın Arslan -

"İz bırakmak"

Ömer Erdem -

Heyecan verici bir beş yıl

Bülent Hiçsönmez -

Yeni dünyanın büyüme motoru

Bülent Hiçsönmez -

Türkiye YouTube’da ne yapıyor?

Bülent Hiçsönmez -

Fenomenlerin vergilendirilmesi

Yunus Çelikbiz -

Yaşasın asi markalar!

Emre Sayın -

Çal da dinleyelim!

Murat Çolakoğlu -

So long...

Tolga Tuna -