Mısır Apartmanı’nın yeni sakini: Roy + Teddy

 Perspektif 09 Aralık 2016 Kamer Yılmaz

Mısır Apartmanı’na bir ajansın daha taşındığını duyduk. Biz de yerinde görelim istedik. Campaign Türkiye bu ay Roy + Teddy’deydi. 

Asmalı Mescit’ten taşınan Roy + Teddy’i yeni yerinde görmek için ziyaret ettik. Ofis tasarımından bahsetmişken ajansın kurucu ortaklarından Arzu Bulut ve Ekin Özçiçekçiler’den kendileriyle ve ajansın yapısı ve mimarisiyle ilgili biraz daha bilgi almayı da ihmal etmedik.

Mısır Apartmanı’na yeni bir ajans

“Bir apartman nasıl meşhur olabilir?” diye soracak olursanız reklamcılık sektörünü henüz tanımıyorsunuz diyebiliriz. Sektörde gün geçtikçe ününe ün katan bir apartman var karşımızda: Mısır Apartmanı. Şimdi bu apartmana bir ajans daha geldi. Tasarımıyla, hizmetleriyle ve yemekleriyle Roy + Teddy apartmanda 3. kattaki yerini aldı. Daha önce Asmalı Mescit’teki yeriyle de müşterilerine, ziyaretçilerine ve tabii ki çalışanlarına avantajlı bir konumda, estetik bir yapıda hizmet sağlayan ajans, biraz değişiklik yapmak istiyor ve taşınma işlemi için kolları sıvıyor.

3. kata yerleşen ajans, kreatiflerinin ve mimarlarının emeği olan duvar çalışması ile dikkatimizi çekmeyi başarıyor. Bizim gibi buraya gelen birçok kişininde de dikkatini çeken çalışma yapıldığı günden bu yana Instagram’da #misirapartmanı hashtag’inin altını doldurmayı başarıyor:
“Wake up. Kick ass. Repeat. + Welcome”

Ajanstan içeriye girdiğimizde bizi geniş ve sanki bir otelin resepsiyonuna ulaşmışız gibi hissettiren bir yandan da ajansın “butik” anlayışını veren bir alan karşılıyor. Ajansın kurucu ortaklarından olan ve Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür olarak görev alan Özçiçekçiler, bu duruşu şu sözlerle açıklıyor: “Marklarımızdan ziyarete gelenler içeriye girdiğinde o butik havayı, özeni fark etsin; hissetsin istedik. Buranın olgun ve butik ruhunu öne çıkardığını düşünüyoruz.”

Toplantı odasındaki yerimizi aldığımızda ise bu alanın aslında bölünebildiğini fark ediyoruz. ‘Chill’ alanı adını verdikleri; koltuk, salıncak ve oyunların yer aldığı alanı da içine alan toplantı odası daha az katılımcının olduğu toplantılarda ayrılıyor ve ajans sakinleri için dinlenme alanı olmaya devam ediyor. Duvarlarında ise grafiti sanatçıları Mr.Hure ile Reach imzasını taşıyan çalışmalar yer alıyor.

Tamirhane Tasarım ekibi Gizem Akkaya Ünal, Cevdet Saraç ve İrfan Muti ile çalışan ajans aydınlık bir ofis tasarımı tercih etmiş. Oldukça güzel bir Boğaz ve Kadıköy manzarasına sahip olan Roy+Teddy, bu manzaranın ve ışığın enerjisinden yararlanmaya karar vermiş ve tamamen camlardan oluşan bir yapı ile çalışma alanında bilgisayardan kafasını kaldırabilen çalışanlarına hoş bir ortam sağlamış.

Ofis tasarımıyla sonunda ortaya son derece şık ve ferah bir ortam çıkarmış olsalar da süreç çok da kolay ilerlememiş. Özellikle de Mısır Apartmanı’nın kendine has dokusuna da dikkat eden ajans, ofise girdiklerinde ilk iş olarak sonradan döşenmiş ve oldukça yıpranmış olan laminant parkeleri çıkarttırmış. Ve bu parkelerin altından Mısır Apartmanı’nın orijinal kestane parkelerine ulaşmışlar. Biraz tadilat sonunda ise ofise nostaljik bir hava katan zemine ulaşılmış, eski parkeleri de atmak yerine tersini çevirip biraz onarıp girişteki resepsiyonun arkasında kullanmışlar.

"Sağlıklı beslenme konusunda takıntılıyız"

Biz ajans ile ilgili bilgiler almaya devam ederken kek kokuları ajansı kaplamaya başlıyor. Önce pek ihtimal vermesek de bir süre sonra sıcak sıcak ikram edilen kek ile mutluluğumuza mutluluk ekleniyor. Ve o zaman haberdar oluyoruz Reyhan Hanım’dan. Meğer kendisi ofisin anne şefkati ile dolu ablasıymış. Her öğlen hazırladığı ev yemekleri ve öğleden sonra atıştırmak için sunduğu kekler, kurabiyeler ile çalışanların 1 yıl içerisinde ortalama 3-5 kilo almasına neden olduğu gibi herkesin sağlıklı beslenmesi için de elinden geleni yapıyor. Yemek yemek ve kahve içip ufak bir mola vermek için yapılan alanı mimarları Gizem Akkaya Ünal bile kullanacaklarını pek düşünmüyor. Ancak ofis tamamlandıktan sonra bir öğlen yemeğine gelince Özçiçekçiler ile Bulut’un bu ısrarlı isteklerine hak veriyor.

Roy+Teddy kimdir?

Tasarımıyla ve sergiledikleri duruşla “butik” olmayı yeniden tanımlarlarken cam kapının arkasında bizi seyreden ajans kedisi Roy ile tanışıyoruz. Roy’un sonradan edinilmiş ajans kedisi olmadığını anlatan Ekin Özçiçekçiler, “Ajansa isim ararken Roy ve oyuncağı Teddy’den esinlendik. Teddy’yi soran çok oluyor ama maalesef  bir mart ayı sonrası çöpe atmak zorunda kaldık. :) Yine de bir aşk hikayesinin güzel bir sonucu oldu diyebiliriz.” sözleriyle ajansın isminin de hikayesini anlatmış oluyor.

“3. dalga kahveci gibi”

Biraz da neler yaptıklarıyla ilgili bilgi alıyoruz ajans başkanlarından. Kendilerini bir sosyal medya ajansı olarak tanımlamıyorlar, verdikleri hizmet de zaten bu tanım için yetersiz kalıyor. Dijital pazarlama ajansı olan Roy + Teddy’nin teknik kökeninin üstüne tasarımın ve yaratıcılığın temelleri atılıyor. Bunun sebebinin yeni dönemde markaların amaçlarının dijitali daha fazla deneyimletmek, ürününü dijitalde tanıtmaktan öte dijital ürün çıkarmaya kaydığını ve bunun için dijital ajansların teknik yeterliliklerinin öneminin anlaşılır hale geldiğini anlatıyorlar. Ajansın ofis tasarımıyla, sunduğu hizmetleri birleştirince Arzu Bulut’un “3.dalga kahveci gibiyiz aslında... Bizi tercih eden markalar birçok dijital projede damak tatlarını olgunlaştırmış ve tatlar arasındaki farkı bilerek geliyorlar. Yani bir lezzet almak isteyenler için bir ajansız diyebiliriz.” sözleri kendilerini tanımlamak için yeterli oluyor.

Dubai ofisi

Roy+Teddy’ nin bir de Dubai ofisi bulunuyor. Ajansın Dubai macerası ise Microsoft Türkiye ile uzun yıllardır süren iş birlikteliğinden doğmuş. Türkiye’ den sonra da Microsoft’un Dubai ofisi ile birkaç başarılı proje hayata geçmiş ve devamı gelmiş. Şu an operasyonel olarak daha küçük bir ekip olsa da yaklaşık 2.5 yıldır Xbox Gulf’ ın UAE bölgesindeki dijital ajansı olarak çalışmalarına devam ediyorlar.

2017’de hedef belli: Ödüller

Adım adım ve sindire sindire geliştiklerinden, büyüdüklerinden bahseden Ekin Özçiçekçiler, 2010’dan beri yaptıkları güzel işlerden sonra biraz da ödüllere odaklanmak istediklerini belirtiyor. Campaign Türkiye’de bir roundtable konusu ve dergide de kapak konusu olan ödüllerin motivasyon için gerekli olduğunu düşünen Roy + Teddy şimdiye kadar kazandıkları ödüllere biraz ekleme yapmak istiyor.

İlerleyen dönemlerde ödül törenlerinde daha fazla görmeyi umduğumuz ajansın bir diğer hedefinde ise ekibi biraz büyütmek var. Her zaman yeni öz geçmişlere açık olduklarını belirtirken Roy + Teddy’de nasıl insanlarla çalışmayı tercih ettiklerini soruyoruz. Ve yanıtı da ofisin operasyonundan sorumlu olan Arzu Bulut’tan alıyoruz: “Buranın kendine ait bir  DNA’sı var. O yüzden buraya ayak uydurmasını isteriz. Ki uyum sağlamak oldukça kolay. Egosu ile birlikte gelmesin, gizli ajandası olmasın yeterli. Zaten bunları dışarıda bırakınca geriye sadece üretkenliği kalıyor. Tabii bir de uzun soluklu düşünsün, birkaç ay çalışıp başka yere geçmeyi hedeflemesin.”

Şık ama samimi

Biraz şık ve lüks duran bir yere girince arkasından soğuk bir ambiyans ve gülümsemekten kaçınan çalışanlar görüyoruz genelde. Roy + Teddy bunu kırmayı başarmış. Olgun ve özenli duruşuna samimiyet, tevazu ve işini bilen bir özgüven eklemiş. Bu şık aynı zamanda da samimi ajansa ulaşmak isterseniz: www.royandteddy.com adresinden detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Bu yazı Campaign Türkiye’nin Aralık 2016 tarihli sayısında yayınlanmıştır.

Yorumlar (0/0)

Güvenlik kodunu hatalı girdiniz.


Input symbols

EN ÇOK OKUNANLAR