Leo Burnett ve Voden için tek lider

 Perspektif 17 Mayıs 2017 Kamer Yılmaz

Publicis One Türkiye ajanslarından Leo Burnett ve Voden arasındaki sinerji M. Kurtuluş Eker’in liderliğinde güçleniyor. Yeni görev ve sorumluluklarını Kurtuluş Eker ile konuştuk.

Müşterilerinin ihtiyaçlarını merkeze koyarak bu ihtiyaçlara, bütünsel bir bakış açısıyla entegre çözümler sunmayı hedefleyen Publicis One Türkiye; stratejik dönüşümünü destekleyen yapılanma sürecine devam ediyor. Dijital ve teknolojiyi dönüşümünün merkezinde konumlandıran Publicis One Türkiye, bünyesinde bulunan Dijital Ajans Voden’in Kurucu Ajans Başkanlığını sürdüren M. Kurtuluş Eker’in görevini, Leo Burnett’in Ajans Başkanlığını da kapsayacak şekilde genişletti. Voden’in Publicis Groupe’a katılmasıyla beraber görevinden ayrılıp İstanbul’dan uzaklaşmak yerine çalışmaya devam eden ve endüstriye olan inancı ile bulunduğu yapının kendisine güvenmesini motivasyon kaynağı haline getiren Kurtuluş Eker ile kendisi için başlayan bu yeni süreçten bahsettik. 

Kamer Yılmaz Burada Voden’in alınması ile başlayan bir süreç var, neler oldu? Bu süreç sonunda Leo Burnett yönetimini de siz devraldınız bu yeni görev ve sorumluluklarınızdan ve süreçten bahsedebilir misiniz?

Kurtuluş Eker Voden olarak Publicis Groupe’a katılalı henüz 2 yıl olmadı, Temmuz’da dolacak. 2007’de başlayan bir hikayesi var Voden’in. Zaman içinde hizmetlerini çeşitlendirerek uzmanlıklarını derinleştirerek büyüdü. Türkiye’nin en büyük 2-3 ajansından biri olarak, tam hizmet dijital ajans haline geldi. Başlangıçta ajansı satmak, birleşmek ya da ortaklık yapmak gibi düşüncelerimiz olmasa da son birkaç yıl boyunca kabımıza sığamamamız, global kaynaklara erişim ihtiyacı duymamız kafamıza bu düşünceyi olgunlaştırmamıza imkan verdi. Sonrasında hemen hemen bütün networklerle görüşmemiz ile birlikte tam uyum sağladığımız, yaklaşımını kendi iş yapış şeklimize uygun bulduğumuz ve fırsatlar barındırdığını gördüğümüz Leo Burnett ve Publicis Groupe ile 2015 yılında anlaştık. Sonrasında yer yer zorlandığımız yer yer bizi geliştiren bir entegrasyon süreci oldu. Farklı hedeflere sahip iki ajansın birlikte çalışması ile ilgili zorluklar ile beraber bu uyumun yakalanması durumunda ne kadar büyük bir potansiyel olduğunu da ilk keşfettiğim süreç burada gerçekleşti. 

Kamer Yılmaz Ne gibi zorluklar yaşadınız? 

Kurtuluş Eker Karar verip uygulamaya alıştığımız dünyamızda belli süreçler içinde ilerlemek, onay mekanizmalarına adapte olmak başlangıçta bizi biraz zorlasa da bize değer kattığı noktalar oyunda kalmamızı sağladı. Çok şey öğrendik. Eksik yaptığımız ya da çok iyi yaptığımız işleri kıyaslayabilmemiz farkındalığımızı artırdı. Kendi kültürümüzü koruyabileceğimiz bir yapının içinde olmak da ayrı bir  motivasyon kaynağı olmakla beraber, bu süreçlerde Publicis Groupe ve Leo Burnett’in özgürlük alanı bırakan, kendinizi ifade etmenize imkan veren yaklaşımı da pozitif yönde etkiledi tabii. Özellikle global kaynaklara erişim bizi geliştirerek motive etti. Bu motivasyonla entegrasyon sürecini güzel bir şekilde tamamladık. 

Kamer Yılmaz Bir tarafta reklamcılık dünyasının önde gelen ajanslarından biri olan Leo Burnett, diğer tarafta ise dijital kasları son derece gelişmiş Voden var... Yapısal olarak nasıl bir süreç bekliyor; bir birleşme söz konusu olacak mı? 

Kurtuluş Eker Sektörde şu an olmayan bir şey yaptık. Bizim modelimiz biraz daha farklı. Bizim modelimizde iki ayrı ajans yapılanması kendi kültürlerini, derinlemesine uzmanlıklarını ve bakış açılarını korurken beraber yeni bir iş yapış modeli geliştiriyor aslında. İki ajansın organik olarak bir araya gelmesinde 1+1=1 riski var. Tek bir ajans haline çevrilme, tek bir yöne evrilme, yönelme ya da uzmanlıkların derinliğini kaybetmesi riski var. Burada biz iki ajansın kendi uzmanlıklarını iş kültürlerini koruyoruz bir tarafta. Bir taraftan da bazı fonksiyonlarını ortak haline getirip beraber çalışma kültürü ortaya koyuyoruz. 

Kamer Yılmaz Hangi fonksiyonlar birleşecek? 

Kurtuluş Eker Ortak fonksiyonlar var bir de iş yapış şekli var. Özellikle strateji fonksiyonları ortak olacak, Leo Burnett ve Voden ayrı iki ajans olarak devam ediyor. Ancak belirttiğim gibi strateji, liderlik ve müşteri grupları ortak. Ama iki yapının da ayrı ayrı kreatif çeşitlikleri ve derinlemesine uzmanlık alanları var. Dolayısıyla ortak stratejiden ve gündemden beslenen farklı kreatifler ve farklı uygulamalar olarak özetleyebiliriz. Şunu çok görüyoruz: Markanın konvansiyonel ajansı var, dijital ajansı var, sosyal medya ajansı, dijital assetleri yöneten ajanslar var. Herkes kendine göre bir strateji üretiyor ve özellikle kreatifte kavga dövüş başlıyor. Markanın da bu kadar çok ajans yönetmesi hem zor hem de kafaları karıştıran bir iş. Ekiplerin de kafası karışıyor. 

Kamer Yılmaz Aslında bir Fiat örneği var. Leo Burnett’in daha önce müşterisi olan Fiat’ın konkurunu siz kazandınız daha sonra Voden de Fiat ile ilgilenmeye başladı. Birleşme sonrasında hem Voden’in hem Leo Burnett’in birlikte bu markaya bakıyor olmaları yeni bir hikaye oluşturdu mu bugüne kadar? 

Kurtuluş Eker Aslında bunun ne kadar avantajlı bir şey olduğunu markamızın görmeye başladığını düşünüyorum. Bu birleşme yeni ama çok yeni olmasına rağmen hep beraber tek bir strateji üzerinde farklı kreatif çeşitliliğini Fiat için sağlamaya başladık. Bu, markamızı da çok mutlu ediyor ki bu sene içinde çok güzel hikayeler elde edeceğimize inanıyorum. Bizim hikayemizin de en güzel örneği bu olacak. 

Kamer Yılmaz Tek bir lokasyonda mı birleşecek? Leo Burnett mi gelecek Voden de mi çıkacak? Publicis One da yeni yapılanmasına geçtiği zaman tek bir lokasyon demişti. Şu an burada nasıl bir yol izleniyor? 

Kurtuluş Eker O vizyon devam ediyor. Üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bütün ajanslara “one location” diyoruz. Bina demeyelim ama tek lokasyon diyelim. Sonuçta oranın mantığı da bütün yapıların birbirinden maksimum beslenebilmesi. Şu an üstünde çalışıyoruz. 

Kamer Yılmaz Publicis’in içinde de globalde pek çok ajans var. Onlarla yakın iş birliği söz konusu olur mu? 

Kurtuluş Eker Olur, olacak da. En büyük heyecanlarımızdan biri zaten global ajanslarla daha yakın çalışmak ve belli partnerlikleri yapabilmekti aslında. Görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Türkiye’de beraber gireceğimiz projelerimiz var. Voden tarafında görüşmelerimizi yaptığımız ve beraber çalışmak için heyecan duyduğumuz Sapient var. Şu anda görüşüyoruz. Güzel şeyler olacak, kesin bir şey söyleyemiyorum şu anda ama görüşmelerimiz hızla sürüyor. Voden design teknoloji tarafında en az pazarlama tarafında olduğu kadar çok güçlü bir ajans. Voden’in konumlandığı yeri çok güzel gösteren bir birliktelik olur Sapient ile yapacağımız bir iş birliği diye düşünüyorum. 

Kamer Yılmaz Publicis One Global CEO’su Jarek Ziebinski yeni yapıdan bahsederken özellikle yeni jenerasyon ve onların iş hayatından beklentileri üzerinde durmuştu. Ve sadece dijitalci ya da sadece copywriter değil de pek çok alanda deneyim sahibi olunabilecek bir yapı kurulduğunu anlatmıştı. Leo Burnett ve Voden’in liderliğini üstlenirken bu konuda nasıl adımlar atmayı düşünüyorsunuz? 

Kurtuluş Eker Leo Burnett ve Voden olarak değerlendirirsek eğer, benim burada getirmek istediğim yeniliklerden biri bir fikrin bulunma süreci. Konvansiyonel sistemden farklı bir bakış açısı. Fikir diyorum çünkü temelde yaptığımız iş markamıza fayda sağlayacak bir fikir üretmek ve hayata geçirmek. Dolayısıyla bir fikrin bulunma süreci çok önemli. Konvansiyonel ajanslarda şöyle bir şey var: Copywriter fikri çalışıyor, kreatif direktörle beraber markaya anlatılıyor. 100 yıldır bu böyle. Dijital ajanslarla beraber bu sistem değişmeye başladı. Aslında bir masanın etrafında farklı uzmanlıklardan insanların bir araya gelerek, herkes kendi uzmanlığını ortaya koyarak bir fikrin bulunması, ortaya çıkması gerekir. Copywriter’ın düşünüp tüm yükü sırtına alıp yeterince uzman olmadığı alanlarda fikir üretmesi doğru değil. Masa etrafında düşünülüp, çalışılıp ama ortak bir çalışma kültüründe, kuralları konulmuş, tanımlanmış çalışma şekliyle farklı uzmanlıklarda - ki özellikle dijital ajanslarda çok fazla uzmanlık var - hepsi birbirinden beslenebiliyor ve birbirleri arasında geçiş de yapabiliyor. Yeni kuşağın aslında yönetilmesi de biraz zor. Beklentileri çok yüksek. Yeni mezun arkadaşlarla ne zaman bir görüşme yapsam “ne zaman sizin yerinize geçerim” sorusuyla karşılaşıyorum. Artık çok doğal karşılıyoruz. Yerlerinde duramıyorlar, daha fazla yerde kendilerini göstermek istiyorlar. Bu sistem, bu yapı da bunu destekleyecek ve yetenekleri elimizde tutmak için önemli bir araç olacak. Çünkü herkese kendi fikirlerini ifade etme ve hayata geçirme gibi imkan sunuyor. 

Kamer Yılmaz Oldukça yeni bir değişiklik ancak bu yeni pozisyonla beraber hedefleriniz neler?

Kurtuluş Eker Şu anda en büyük hedefim öncelikle Voden ve Leo Burnett olarak entegre iletişim modelini, teknolojiyi ve dijitali merkeze alan iletişim yaklaşımını ve fikir demokratizasyonunu ajanslarımızda başarılı bir şekilde hayata geçirip, Türkiye’de ve globalde örnek olabilecek bir noktaya getirmek. Müşterilerimize sunabileceğimiz en büyük ve önemli hizmetimiz de bu temelde; entegre, aynı stratejiden ve derinleşmiş uzmanlıklardan beslenen, dijitali merkeze koyan güçlü fikirler ve uygulamalarını tek bir noktadan verebilmek.

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Mayıs 2017 sayısında yayımlandı.

 

 

Yorumlar (0/0)

Güvenlik kodunu hatalı girdiniz.


Input symbols

EN ÇOK OKUNANLAR