Kralın baş tacı olmak için ne yapmalı?

 Perspektif 16 Haziran 2017 Kamer Yılmaz

Hem kral hem de pazarlamanın vazgeçilmezi... Şimdi en çok onu; yani içeriği konuşurken kimler bu alandaki stratejilerini belirledi? Hangi kanallarda nasıl içerikler kullanılıyor? Yoksa her şeyden önce içerik ve içerik pazarlaması nedir’i mi konuşmak gerekiyor? 

Birkaç yıldır hayatımızda content diye bir sözcük var. Çok uzun bir süredir kendisi pazarlama dünyasının kralı olarak ilan edildi. Ardından kralın yanına yeni sözcükler gelmeye başladı. Premium content oldu, branded content oldu, content marketing oldu, user-generated content oldu. Ve daha pek çok şey oldu.

Tacıyla beraber pek çok kavramı oluşturan content yani içerik sonunda bu kadar çok rolle beraber biraz kayboldu ve karmaşık bir evrende elinde tacı ile gezer oldu. O tacı alıp yeniden başına koyan, ona değer verenle ise birbirinden başarılı işler yapmaya başladı.

Peki ne demek bu “content”?

Reklamcılık endüstrisinin content demekten hoşlandığı sözcüğün Türkçesi içerik. Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü ve son yılların kralı olan içeriğin, hedef kitleye özel üretilmiş çok daha değerli ve kuvvetli hali. Türkçe’de içerik pazarlaması olarak telaffuz edebileceğimiz content marketing ise; markaları içeriğin bir parçası haline dönüştürerek, okuyucular arasında hedeflenen davranış değişikliğini sağlamak olarak tanımlanabilir.

Aslında her şey içeriğin tacını takmakla beraber başlıyor. Ona o tacı takıp, değeri gösterdiğinizde belirlediğiniz hedef kitleye mesajınızı -bu satışa dönüşecek bir mesaj da olabilir, markanızı hatırlatacak ya da itibarını artıracak bir mesaj da olabilir, hiç fark etmez- başarılı bir şekilde iletmiş oluyorsunuz. İşte tam da bu noktada; mesajın hangi kanalla, nasıl bir içerikle, hangi kitleye iletileceği aşamasında işler teknolojinin de yardımıyla biraz karışıyor.

Ezberleri bozan dijital çağ

Bundan seneler önce hayatımızda sadece gazete, sadece televizyon (üstelik kanal sayısı bile kısıtlıydı), radyo ve billboard’lar vardı. O dizi hedef kitle tarafından izleniyor mu izlenmiyor mu, mesaj gerçekten ulaşıyor mu bilinmeden üretilen içerikler vardı. İçerik üretilir ve iş biterdi. Ancak teknolojiyle beraber bambaşka bir çağa geçtik.

İçeriğin kalitelisi makbul

Lift bünyesinde son dönemde adını daha sık duymaya başladığımız ve bunun için de birtakım aksiyonlar aldığımız premium içerik de içeriğin özellikle medya şirketleri, yayıncılar tarafındaki bir başka kolu. Zira içeriği yönetmek kadar onu özene bezene yaratabilmek de önemli bir kıstas. Markalar için sade ve işe yarar olmak nasıl önemliyse bizler için de artık farklı, az ama öz bir içerikle, olabildiğince hızlı aksiyonlarla ve fayda sağlayarak okurun karşısına çıkmak o kadar önemli. Öte yandan, dergi ilanlarının ötesinde, markalarla beraber hayata geçirilen sürdürülebilir projeler de tüketici yolculuğunun bir parçası olmak adına ideal yollardan biri.

Campaign Roundtable’da içerik

Hal böyleyken, sektörün içerik konusunda bir yol yordam arayışında olduğu ve doğru-yanlışların netleşemediği bir süreç hala devam ediyorken; farklı paydaşların bir araya geldiği bir roundtable toplantısı ile tartışmaları bir kez daha odağımıza aldık. İçeriğin bizzat kendisini içeriğimiz yaptık ve içeriğin aslında ne olduğu ve pazarlamasının nasıl yapılması gerektiğini uzman isimler eşliğinde tartıştık. Ve sonuç olarak personaların mikro anlarına odaklanılması gerektiğinden markaların tüketiciyle kısa süreli çıkar ilişkisine, yapılan işten ziyade yöntemin değiştiği ve detaylandığından fiyatlandırma konusuna ve markaların içerik konusunda kaslarının ne kadar geliştiğine kadar çeşitli konularda görüşlerin ve case’lerin paylaşıldığı bir roundtable’la daha karşınızdayız.

O halde sizleri Haziran ayının kapak konusu ve sektörün kralı içerik ile ilgili yazılarımızla artık baş başa bırakalım:

Campaign Roundtable'da içerik

Eskiden hayat ne güzeldi

Araştırma - Dijital içerik satın alanların profili

Dinleyicinin kalbine dokunmak...

İçerik kralsa krallık da dağıtıma ait

İçeriğinizi nasıl yöneteceksiniz?

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Haziran 2017 sayısında yayımlanmıştır.

Yorumlar (0/0)

Güvenlik kodunu hatalı girdiniz.


Input symbols

EN ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI Tüm Köşe Yazarları

Yapay zeka ve makine öğrenimi

Bülent Hiçsönmez -

Hadi paylaşalım!

Murat Çolakoğlu -

‘Nezaket’

Ömer Erdem -

İnan ki mümkün!

Murat Çolakoğlu -

Hikaye

Akın Arslan -

"İz bırakmak"

Ömer Erdem -

Heyecan verici bir beş yıl

Bülent Hiçsönmez -

Yeni dünyanın büyüme motoru

Bülent Hiçsönmez -

Türkiye YouTube’da ne yapıyor?

Bülent Hiçsönmez -

Fenomenlerin vergilendirilmesi

Yunus Çelikbiz -

Yaşasın asi markalar!

Emre Sayın -

Çal da dinleyelim!

Murat Çolakoğlu -

So long...

Tolga Tuna -