Jeremy Bullmore sorularınızı cevaplıyor

 Tecrübeli reklamcı Jeremy Bullmore her ay sektörden gelen sorulara kendi eğlenceli diliyle yanıt veriyor.

 

Soru: Müşterim işle alakalı değişiklikler için hep son dakikada arıyor. Örneğin bu hafta Cuma günü saat 18:00’de aradığında, oldukça pasif ve agresif bir tonda, oysa ki bana dönüş yapmak için iki güzel haftası vardı, konuştu. Neden beni gün içerisinde bu kadar geç saatte aramanın ‘kabul edilebilir’ olduğunu düşünüyor?

Cevabı açık: O bunun kabul edilebilir olduğunu düşünüyor çünkü sen bunu her zaman kabul ediyorsun. Tıpkı diğer ajansların yaptığı gibi.

Çoğu ajans - ve hatta bazı duygusal müşteriler bile - ortaklıkları hakkında konuşmayı severler. Daha önce bu sayfada birkaç kere değinmiştim: ajans ve müşteri ortaklığı imkansızdır.

Ortaklığı şöyle yeniden tanımlamak mümkün: “Ortaklık: İki tarafın eşit öneme sahip olma durumu, kararlarda eşdeğer yetkiye sahip olma ve finansal kazanç ve kayıpları yarı yarıya paylaşma. Gerçekte ise bir tarafın açıkça, hukuken, finansal açıdan ve işlevsel bakımdan üstün olması. Hizmet veren şirketlerin müşterilerine kendilerini beğendirmeye çalışması.”

Müşteriniz, muhteşem bir anlaşma için onun size ihtiyacı olduğundan çok, sizin ona ihtiyacınız olduğunu biliyor. Sizin yerinize başka birini alabileceğini biliyor, muhtemelen kendisine günde 50 mail, mektup, sunum, broşür, video ve davet geliyordur. Tüm teklif ve öneriler sizin yaptığınızın aynısı: Sadece çok çok daha iyisi ve çok çok daha ucuza.

Yani Cuma günü akşam saat 6’da işle ilgili büyük değişiklikler talep ettiğinde bir şey kaybetmeyeceğini biliyor ve bir şekilde pazartesi sabahı istediği değişiklikler halledilmiş olacak ve siz gülümsemenizi takınmış, onu yemeğe davet ediyor olacaksınız.

O da “Bırakalım beklesinler” demiştir. Hiçbir zaman reklam ajanslarını pek sevmemiştir zaten. Müşteri-ajans ilişkisi dengesiz bir şeydir ve ilişkinin iyi yürümesi ajansa bağlıdır. Çek defterinin sürekli çalışması karşı tarafı sürekli memnun edecek bir cazibedir.

Uyarı: Sahte cazibe ise ters teper.

Soru: Sevgili Jeremy, kızım bu yaz reklamcılık sektöründe iş deneyimi edinmek istiyor. İş yaptığım ajansımdan onu işe almasını istemeli miyim, yoksa büyük bir müşteri olarak bu teklifim, pozisyonumu suistimal ettiğim anlamına mı gelir?

Eğer ajansla olan anlaşmanı bu sebeple bozarsan o zaman suistimal etmiş olursun. Onların hayır diyebilme olasılıklarını kolaylaştırmayı denemelisin. Ajansa kızının çoktan başka bir yerden teklif aldığını belirt (diğer ajansların kim olduğunu ise sakın söyleme).

Soru: Erkek arkadaşım reklamcılık dünyasında çalışmıyor ve kendisi bu endüstrinin pis bir yer olduğunu düşünüyor. Onu terk etmeli miyim?

Eğer onun egosuna zarar vermeden terk etmek için bir bahane arıyorsan onu zaten her halükarda terk etmelisin. Ama ondan hoşlanıyorsan ve bir süre daha etrafında olmasını tercih ediyorsan, bu nedenle ayrılman biraz mantıksız geliyor. Eminim ki aranızda konuşabileceğiniz bundan daha az zehirli başka konularınız da vardır.

Bununla beraber bir arada barışçıl bir şekilde yaşamadan önce, bir noktada kendine güven vermelisin. Reklamcılık dünyasının pis bir yer olduğunu iddia edip, provokasyon yaratmasının senin egona büyük bir zarar verip vermeme olasılığına dikkat et.

(Bu sayfanın, bu tarz soruları cevaplamaya çok da alışık olmadığını muhtemelen biliyorsundur.)

Jeremy Bullmore

WPP Danışma Kurulu Üyesi ve J.Walter Thompson Eski Başkanı  

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Mart 2016 sayısında yayınlanmıştır.

 

 

Yorumlar (0/0)

Güvenlik kodunu hatalı girdiniz.


Input symbols

EN ÇOK OKUNANLAR