Keşke Ben Yapsaydım: Ümit Şen

Keşke Ben Yapsaydım sayfamızın bu ayki konuğu, Güzel Sanatlar Kreatif Direktörü Ümit Şen oldu.

Enerjisinin çoğunu hayalle sonucu birbirine yakın tutabilmeye harcayan biri olarak sizlere bahsetmek istediğim bir şaheser var: Stella Artois'in dijital videosu The Perfect Serve by the Poolside.

Yönetmenliğini Wim Werders’in yaptığı, Mother London doğumlu Poolside son yılların en müthiş fikri olmayabilir ama filmin her zerresindeki rafine dokunuşu hissetmek, yıllar önce bir motorcunun Uğur Dündar’a söyleyiverdiği gibi, “Diyebilirim ki seksten bile zevkli”.

Neresinden başlasak? Wim usta “yapım sürecindeki en büyük imtiyaz doğru müziği bulmak” demiş bir röportajında. Gerçekten de müzik bu tatlı romantik hikâyeyi o kadar güzel anlatıyor ki senaryonun önce bestesi yapıldı deseler seve seve inanacağım. Montaj ritmi bile başlı başına bir yapıtken oyuncuların ve hatta kamera hareketlerinin müzikle senkronize akışı insanda sıcak masaj etkisi bırakıyor. Hele otuz dördüncü saniyede başlayan “bak bu sefer bir şeyler ters gidecek” kısmı yok mu!

Mother London, her zaman yaptığı gibi ürün özelliğini fikrin merkezine ustaca yerleştirirken burnumuza brief kokusu gelmeden hikâyenin tadını çıkarmamızı sağlıyor. Wim Wenders, Mother insanlarının ‘yetkinlik ve yönetmene inisiyatif verme’ dengesinde altın orana sahip olduklarını söylemiş. Demektir ki, yönetmenin köpüğünü sıyırma konusunda çok iyiler.

Bilmem kaçıncı kez bu filmi izlerken yine “senin açını, karşı açını, şaryonu, kadrajını, kostümünü, oyunculuğunu severim”ler geçiriyorum içimden. Ustaların birbirinin ustalığına güvenebildiği bir seviyede iş yapınca sonuç Poolside mertebesinde oluyormuş demek ki...

Künye:

Marka Stella Artois
Ajans Mother London
Yönetmen Wim Wenders
Müzik eardrum
Prodüksiyon 2AM

 

Bu yazı, Campaign Türkiye’nin Mart 2017 sayısında yayınlanmıştır.

 

Yorumlar (0/0)

Güvenlik kodunu hatalı girdiniz.


Input symbols

EN ÇOK OKUNANLAR