Hayatım Reklam: Setenay Özcan Yıldırım

Hayatım Reklam sayfasının bu ayki konuğu Rafineri Kreatif Direktörü Setenay Özcan Yıldırım oldu.

Reklamcı olma sebebim:

Reklamcı olmayı çok fazla istemem diyebilirim.

Daha ortaokuldayken TV’deki reklamları görüp “bunları ben yazmak istiyorum” diyordum. Hayat karşıma bir sürü engel çıkardı. Ama o ilk günkü istek hep aynı kaldı. O olmasa, olmazdı.

İçinde olmaktan gurur duyduğum kampanyalar:

İçinde olmaktan gurur duyduğun bir ajansta yıllarca çalışınca, haliyle iyi kampanya da çok oluyor. İlk aklıma gelenler; Profilo Yavrum Seni Like Ettim, Pegasus Uçmuş Bunlar, Tadım Türkiye’nin En Büyük Sosyal Ağı, Profilo Karpuz, Mor Çatı “Bize Destek Olmayın”.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:

Türkiye’den, OMO Kirlenmek Güzeldir. Yıllardır reklamcı olarak beğenirdim, şimdi de bir anne olarak ne kadar yerinde bir iş olduğunu anlıyorum. Global olarak da Dumb Ways to Die ve GEICO’nun son iki yıl yaptığı pre roll işleri.

Kariyerimdeki en iyi an:

Ses getiren bir iş yaptığımızda, sosyal medyadaki yorumlar paha biçilmez oluyor. Her biri büyük ödül niteliğinde... Bir de annemle babamın bir reklamı “kızım yaptı” diye gururlandıkları her an.

İş hayatımdaki en utandırıcı anım:

Geçtiğimiz yazlardan birinde, izinliydim ve Bodrum’daydım. Sabahın çok erken bir saatinde, bir arkadaşıma atacağım maili yanlışlıkla tüm ajansa yolladım. Dünyanın en saçma mailiydi. Çok utanmıştım.

Bir kampanyada beraber çalıştığım en iyi ünlü:

Pegasus için Gaziantep’te bir film çekmiştik. O filmde kebapçıyı oynayan abi, beraber çalıştığım en iyi ünlüydü. Aslında kendisi elektrikçi ama hep oyuncu olmak istemiş. Gaziantep’te baya ünlü biri. Prodüksiyon ekibinin kaldığı otelde tamirat yaptığı sırada, reklam filminde oynamak üzere kebapçı aradıklarına kulak misafiri olmuş. “Ben çok güzel oynarım nolur bi’ deneyin” diyip yönetmeni tavlamış. Sonunda hepimizi tavladı ve ortaya harika bir iş çıktı.

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:

Rahmetli Murat Çetintürk. Ondan mesleğe dair çok önemli bir şey öğrendim: Yaptığın iş ne kadar zor olursa olsun, önünde yapman gereken ne kadar çok iş olursa olsun, o ilk günkü heyecanı sakın kaybetme. Aradan yıllar da geçse, “abi” tecrübesine de erişsen yaratmaya, fikir üretmeye devam et. Saçmala gerekirse, bakarsın saçmalarken en iyi fikri bulursun.

Kariyerimde en büyük etkiye sahip olan kişi:

Babam. Okuldan mezun olduktan hemen sonra başka bir sektörde maaşlı bir işe girmiştim. “Baba ben istifa edip reklamcı olmak istiyorum. Ama uzun bir staj dönemi beni bekliyor. Sonunda işe alınma garantisi de yok” dediğimde, “Ben varım, merak etme” demişti. Ne iyi demiş.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Ağustos 2016 sayısında yayınlanmıştır.

 

Yorumlar (0/0)

Güvenlik kodunu hatalı girdiniz.


Input symbols

EN ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI Tüm Köşe Yazarları

Yapay zeka ve makine öğrenimi

Bülent Hiçsönmez -

Hadi paylaşalım!

Murat Çolakoğlu -

‘Nezaket’

Ömer Erdem -

İnan ki mümkün!

Murat Çolakoğlu -

Hikaye

Akın Arslan -

"İz bırakmak"

Ömer Erdem -

Heyecan verici bir beş yıl

Bülent Hiçsönmez -

Yeni dünyanın büyüme motoru

Bülent Hiçsönmez -

Türkiye YouTube’da ne yapıyor?

Bülent Hiçsönmez -

Fenomenlerin vergilendirilmesi

Yunus Çelikbiz -

Yaşasın asi markalar!

Emre Sayın -

Çal da dinleyelim!

Murat Çolakoğlu -

So long...

Tolga Tuna -