Hayatım Reklam: Burak Gündüz

Hayatım Reklam sayfamızın bu ayki konuğu 4129Grey Kreatif Grup Başkanı Burak Gündüz oldu.

Reklamcı olma sebebim:

Çocukken meddah olup şehrin orta yerinden gelip geçenlere hikayeler anlatacağımı hayal ederdim. Büyüdükçe bu heves biraz şekil değiştirdi. Yazıyla, sesle, görüntüyle veya gelişen teknolojiyle üzerine farklı katmanlar eklendi. Reklamcılığı, sevdiğim tüm bu hikaye anlatım araçlarına kolayca ulaşmamı sağladığı için seçtim.

İçinde olmaktan gurur duyduğum kampanyalar:

Her fikrin kendine özgü bir geçmişi var. Mesela Konya Şeker için köydeki çocukların kendi yaptıkları enstrümanlarla orkestra kurduğu filmi severim. Brief’i aldığım o hafta, istediğim gitarı almaya gücümün yetmediği bir zamandı. O bir anlık imkansızlık duygusu, hem bu filmin ana fikrini oluşturdu hem de ilerlemeye yol açan şeyin aslında engeller olduğunu anlamamı sağladı. Yerel bir restoran için üretilen Gagoz’u da severim. Ambalajların üzerinde hep içindekiler yazıyor, dışındakiler yazsa ne olurdu acaba diye yola çıktığım, hayata geçen ilk işlerimden biriydi. Zekice sonuçlara ulaşmak için bazen aptalca sorular sormak gerektiğini öğretti. Geçtiğimiz aylarda yayına çıkan Cafe Crown'ın Fazla Takılma kampanyası ve LC Waikiki için hazırladığımız Havamdayım filmi de markanın ihtiyacını akıllıca karşılayan güzel işler oldular.

Başkası tarafından yaratılmış favori kampanyam:

Brief’i, zamanlamayı, hedefi ve sonuçları bilmeden başkalarının yaptığı kampanyaları yarıştırmak haksızlık bence. Ama bir reklamın geçen onca yıla rağmen hala genç kalmasının değeri üzerinden gidersek, Volkswagen'in İnsan görmek istediğini görür kampanyasını severim. Ne kadar basit fikir değil mi? Bence değil. O fikrin basit görünebilmesi için ne zor yollardan geçildi kim bilir.

Kariyerimdeki en iyi an:

Ekipçe aradığımız fikre hemen ulaşıp, müşteriden revizyonsuz onay aldığımız her iş mutluluk kaynağı. Üstelik çok sık oluyor bu. On küsür senede tam iki kere başıma geldi.

İş hayatımdaki en utandırıcı anım:

Uzun çalışma saatleri sonrası sinirler yıpranabiliyor. İşe sinirlenip insana kızdığım anlar sonrasında utanca dönüşüyor.

Bir kampanyada beraber çalıştığım en iyi ünlü:

Çok fazla ünlü ile çalışma şansı buldum ama favorim Coca-Cola için birlikte çalıştığımız Nuri Alço idi. Set disiplini ve nezaketiyle ilham vericiydi.

Bu sektörde birlikte çalışmaktan en mutluluk duyduğum insan:

Ben şanslı biriyim. Yolum M.A.R.K.A, McCann, Publicis ve Medina Turgul DDB gibi büyük ajanslardan geçti. O kadar çok değerli insanla arkadaş oldum ki, burada hangi birini sayayım bilemedim.

Kariyerimde en büyük etkiye sahip olan kişi:

Ortaokuldan itibaren her yaz tatilinde başka bir sektörde işe girmiştim. Yönetmen asistanlığından havalimanında dispatcher’lığa uzanan geniş bir yelpazede çok farklı hikayeler biriktirdim. Kapalıçarşı’da çalıştığım bir pırlanta dükkanın sahibinden öğrendiklerim, yıllar sonra duyacağım reklam-pazarlama-ikna-satış vb. kelimelerin hakiki anlamlarına dair çok kafa açıcı bilgilerdi.

 

Bu yazı ilk olarak Campaign Türkiye Haziran 2017 sayısında yayınlanmıştır.

 

Yorumlar (0/0)

Güvenlik kodunu hatalı girdiniz.


Input symbols

EN ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI Tüm Köşe Yazarları

Yapay zeka ve makine öğrenimi

Bülent Hiçsönmez -

Hadi paylaşalım!

Murat Çolakoğlu -

‘Nezaket’

Ömer Erdem -

İnan ki mümkün!

Murat Çolakoğlu -

Hikaye

Akın Arslan -

"İz bırakmak"

Ömer Erdem -

Heyecan verici bir beş yıl

Bülent Hiçsönmez -

Yeni dünyanın büyüme motoru

Bülent Hiçsönmez -

Türkiye YouTube’da ne yapıyor?

Bülent Hiçsönmez -

Fenomenlerin vergilendirilmesi

Yunus Çelikbiz -

Yaşasın asi markalar!

Emre Sayın -

Çal da dinleyelim!

Murat Çolakoğlu -

So long...

Tolga Tuna -