Ofis Mimarisi: Happy People Project

 Haber 01 Ağustos 2013 Campaign Türkiye

Bu haber Campaign Türkiye’nin Nisan 2013 sayısında “Mutlu insanların çalıştığı tarih kokan ajans” başlığıyla ve İç Mimar Selim Şenok imzasıyla yayınlandı.

Happy People Project’in Karaköy’de 110 yıllık binadaki ofisi hem pek çok anı barındırıyor hem de modern ve şık tasarımıyla sıcak bir çalışma ortamı yaratıyor.

Dünya değişiyor. Peki ya reklamcılar? Bu benim yazdığım bir şey değil; Happy People Project web sayfasına yazmış. Yani bu ay misafir olduğumuz, Perşembe Pazarı sokakları arasına gizlenmiş bu gizemli binada yer alan mutlu insanların çalıştığı reklam ajansı.

Eski Fransız Postane Binası olarak geçen bu yapı, farkında olmadan önünden geçip gittiğimiz tarihi yarımadadaki birçok bina gibi karşısına dikilip keyifle seyredeceğiniz bir yapı. Tabii bir de bunun değerini bilen kişiler tarafından kullanılması değerine değer katıyor.

Herkesin hikayesini barındıran bina

Eski Posta Han... İçi de dışı da sanat eseri.

Ev gibi olsun mantığı ile dekorasyonuna başlanılan Happy People Project ofisi gerçekten farklı bir ofis olmuş. 110 yıllık bina, postane olarak kullanıldıktan sonra, uzun süre han olarak yaşamına devam etmiş. İşte bundan dolayı firma sahipleri Yaşar Akbaş, Orçun Onural ve Emel Göker’in imalat aşamasında yaşadıkları hikayeleri keyifle dinledik: Bir gün camcı gelip “Abi, birinci katta yıllarca çalıştım, çıraktım” diyor; diğer bir usta “İkinci katta sabahlara kadar çalışırdık” diyor. Çaycı uğruyor “Yıllarca buradan ekmek çıkarttık” diyor… Kısacası etraftaki tüm esnafın burada bir anısı var. Böylece mahalleye taşınır taşınmaz hemen buralı olmuş Happy People Project.

Toplantı ve etkinlik alanındaki özel logo çalışması

1.550 metrekarelik bu bina taşınılmadan evvel bir renevasyon geçirir. Aşınan mermer basamaklar kesilerek değiştirilir. Çatı ve cephe onarılır. Pencereler elden geçer… Bunun üzerine kiralandıktan sonra da orijinaline sadık kalınarak gerekli değişiklikler önce bir mimar arkadaşları ile sonra ise ortakların beraber verdiği kararlar doğrultusunda devam eder; halen de devam ediyor. Yaşar Akbaş buranın tadilatının daha bitmediğini söylerken ben de bitmeyeceğini tahmin ediyorum çünkü zevkli kişiler oldukları belli ve kreatifler; akıllarına mutlaka yeni fikirler gelecek ve bunları uygulayacaklardır.

Tarihi bina Perşembe Pazarı'nda dikkat çekiyor

Hayalinizi yaşayın ve fark yaratın

2011 Temmuz ayında şirketin kurulması ile kiralanan bu yapının çatı katından gezmeye başlıyoruz. Burası workshop alanı olarak kullanıldığı gibi film galaları, tiyatro, parti ve toplantılar için de kullanılan çok amaçlı bir kat. Tavanını çelik konstrüksiyon ile güçlendirmişler ve doğal görüntüyü kaybetmemek için OSB malzemesi olduğu gibi bırakılmış. Firma sahiplerinin fikri olan bar ise hemen dikkat çekiyor. Çatının yapısını andıran bu dizayn buraya gerçekten çok yakışmış. Tasarım mobilyaların yer aldığı mekanda Ikea’dan alınan dolaplar ise buranın bir parçası olmuş. İşte önemli bir nokta; “Hayalinizi yaşayın ve fark yaratın.” Çatının ortasında  ise şeffaf cam kullanılarak içeri doğal ışık alınması sağlanmış. Tabii bunun asıl yararı, aynı anda zemininde kumlanmış cam ile kaplanarak tüm binanın ortasında yer alan boşluktan avlu bölümünün yararlanması. Buranın tek eksiği bence bir aydınlatma; toplantı masası üzerine kendilerine değişik bir aydınlatma önerdim, beğenip alacaklar mı ben de merakla bekleyeceğim.

Toplantı ve etkinlik alanı... Bu kat doğallığıyla keyif veriyor. Çatıdaki açıklıktan gelen ışık, zemindeki camdan bütün binaya yayılıyor.

Harika mermer basamaklardan dördüncü kata iniyoruz. Burası firmanın stratejistlerinin ve ortakların odalarının yer aldığı kat. Her bir yönetici odasını kendine göre çok sade ve şık hale getirmiş. Çoğu kendi tasarımları. Tüm malzemeler doğallığı yansıtıyor. Tüm odalar harika bir avlu etrafında yer alıyor.

Yaşanmışlığı en iyi merdivenler anlatıyor.

Tasarım harikası çalışma alanı

Yine güzel merdivenlerden inerken karşımıza çıkan kreatif ve muhasebe katının gerçekten tasarım harikası olan çalışma alanı hemen dikkat çekiyor.

Harika fikir... Hol, çalışma ve toplantı mekanı olarak değiştirilmiş.

Binanın ortasında yer alan bu avlu bölümünün korkuluk etrafı bir tezgah ile çevrilerek hem çalışma hem toplantı alanı yapılmış. İşte yaratıcılık… Çalışırken aşağıya kalem veya benzeri malzemelerin düşmemesi için tezgah önüne 4 cm’lik şeffaf pleksi dönülmüş. Çalışma mekanlarında cam önleri masa ile kaplanmış. Benim de zaman zaman uyguladığım bu çalışma şekli, aslında dar mekanlarda bol yürüyüş alanı bırakması ve personelin hepsinin ekranlarını görebilme açısından çok kullanışlı oluyor. Etraf çalışanların neşeli süslemeleri ile bayağı renklenmiş.

Çalışma mekanları küçük odacıklardan oluşuyor.

İkinci kat ise dijital ve tasarım bölümü. Burada toplantı odaları da geniş ve ferahlığı ile göz dolduruyor. Tabii tavanların yüksek olması her zaman büyük avantaj.

Toplantı odası sıradışı ve ev havasında.

Birinci kat ise şirketin etkinlik bölümü. Diğerlerinden biraz daha kopuk çalışan bir bölüm. Ama çok keyifli mobilyaları ve toplantı odası ile hemen öne çıkabiliyor. Zaten zeminin güzelliği burada atrium boşluğu olmadığı için çok daha güzel algılanıyor. Aydınlatma ile daha da gizemli bir hava verilmiş bu kattan girişe doğru iniyoruz.

Girişte sizi tüm personel karşılıyor

Çalışanların portre çizimleri girişte sizi karşılıyor.

Girişte ilk girdiğimde ne olduğunu anlayamadığım bir çok karikatür tarzı çizim var. Ne olduklarını Yaşar Akbaş anlatıyor: Şirkette çalışan herkesin bir portresi çiziliyor ve buraya koyuluyor. Herhalde personel çok sık değişmiyordur diye düşünmeden edemiyorum. Sade ve şık giriş, daha içeriye girerken sanki yukarıda sizi nelerin beklediğini haber veriyor gibi.

Orçun Onural, kendi tasarladığı odada.

Firma ortakları ofislerinin tasarımı için belli bir amaç doğrultusunda çalışmış ve fikirlerinden ödün vermemişler. Bunun yansımalarını en iyi şekilde gördük. Amacına odaklanmak, yetenekli olmaktan daha önemlidir. Eminim iş hayatlarında da aynı prensip doğrultusunda ilerliyorlar.

Tarih ve grafik sanatı bir arada.

Valiz koltuk Çukurcuma'dan.

Yaşar Akbaş'ın odası

 

A. Selim Şenok / İç Mimar - SŞ Mimarlık

 

 

Yorumlar (0/0)

Güvenlik kodunu hatalı girdiniz.


Input symbols

EN ÇOK OKUNANLAR

KÖŞE YAZARLARI Tüm Köşe Yazarları

Yapay zeka ve makine öğrenimi

Bülent Hiçsönmez -

Hadi paylaşalım!

Murat Çolakoğlu -

‘Nezaket’

Ömer Erdem -

İnan ki mümkün!

Murat Çolakoğlu -

Hikaye

Akın Arslan -

"İz bırakmak"

Ömer Erdem -

Heyecan verici bir beş yıl

Bülent Hiçsönmez -

Yeni dünyanın büyüme motoru

Bülent Hiçsönmez -

Türkiye YouTube’da ne yapıyor?

Bülent Hiçsönmez -

Fenomenlerin vergilendirilmesi

Yunus Çelikbiz -

Yaşasın asi markalar!

Emre Sayın -

Çal da dinleyelim!

Murat Çolakoğlu -

So long...

Tolga Tuna -